Advertisement
21 11 2008
 

Geçmiş olsun PDF Yazdır E-Posta

GSM operatörünün son reklam filmini gördünüz mü ? Cat Stevens ‘ın sevgilisi için yaptığı şarkısı Lady d'Arbanville ‘den uyarlanmış; “İyice bir bakın, bir bakın sahaya…” Topu kapan oyuncu kaleye doğru koşuyor, kaleci şaşkın,

 topun arkasından bir ordu geliyor… Takımlar  kaç kişi dersiniz ? 50, 80, 200… 
Milli Takım sponsorunun, -tribüne uygun- bu güzel uyarlaması, dillere dolanabilecekken Bosna Hersek maçında tezahürat fiyaskosu yaşandı… Sorun değil, maç kazanıldı ama o sahne hep aklımda; Yüzlerce futbolcunun topu önlerine alıp karşı kaleye hücuma geçiyor…   Reklamı hazırlayanlar, ülke çapında milli takıma verilen desteğin sembolik anlatımı için bu yolu tercih etmişler. Ancak, kasıt aramasak bile, ikincil, üçüncül öğeler zamanın “olağanlarını” işaret eder cinsten. 1. Olağan;  bize ait olmayan bir melodinin bizi ifade ederken kullanılması. 2. Olağan; Oyunun kurallarına uyum, “oyunu kazanmanın” vazgeçilmez şartı değildir.

Son yıllarda hayatın en ağır örselenen kuralı samimiyet. Gerçek de, gerçek dışı da aynı çuvalın içersinde. Hedefe uygun seçeneği ararken, onların gerçekle ilişkisi çok önemli olmayan bir ayrıntı. Televizyonlarda “uzmanlar” öğüt veriyor: “Huzurlu bir evlilik için, eşinizle ilgileniyormuş gibi yapın. “ 30 sene önce böylesi öğütler normal karşılanabilir miydi ?


Değişen koşullar, devletlerarası ilişkilerde, tüm oyunların varsayılan değişmez kuralı samimiyeti/dürüstlüğü tamamen ortadan kaldıracağa benziyor. Siperlerin kazılıp, tarafların birbirlerini yok etmek için verdikleri uğraşın “dürüstlüğü”  tarihe karışıyor. Kim kimle dost, kim kimle düşman ?


Kitlelerin karar mekanizmalarını etkileme özellikleri azaldıkça, uygulama yeteneği kalabalıklardan elit kadroların eline geçtikçe, ikna yöntemleri de, araçları da çeşitleniyor.
Bildiğimden değil, mantık yürütüyorum. A ‘nın niyeti B ‘yi hizaya getirmek ise, ya “demode yöntemlerle” görsel şovlar düzenleyecek ya da hayal gücümüzün yetmeyeceği manipülasyonları deneyecektir… Hani bizim bildiğimiz savaşın ön önemli kuralı; tanımlanabilir taraflar, zaman  ve mekanlarda şekillenmesi. Kural tanımayan savaşın, en önemli aktörleri ise gizli servisler. Araçları, mekanları ve zamanları belirsiz. Yetenekleri ise, belki 80 yıl öncesinin büyük savaşlarıyla ancak elde edilebilenlerle eşdeğer…  Değilse, ABD Türkiye bütçesi kadar bir bütçeyi CIA ‘e ayırır mıydı ? Kaldı ki, “gizli servisler” sıradan vatandaş, bizlerin adresini bilmemizde sakınca görülmeyen organizasyonlar…


Yani, yakın gelecekte 3. dünya savaşı hayalleri kuruluyor ya… Öyle, başı ve sonu tarihe yazılabilecek bir savaş; gelişen teknolojinin yanında anlamsız kalacak gibi görünüyor. Bakteri bulutları, genetik müdahale ile çaresi olmayan, daha adı konulmamış yeni hastalıklar, küremiz de hazır ısınırken “doğal afetler”, insan davranışını yönlendiren sinyaller, “pek samimi görünen” sosyal hareketler, ekonomik silahlar, bilişim müdahaleleri… Tüm bu kaynağı belirsiz olaylar sonrasında, zarar gören tarafa “Geçmiş olsun” denilecektir. Diplomatik bir “geçmiş olsun”.


Futbol vesilesiyle tarif edilen milli duruş, bizi dünyanın “çağdaş” duruşunu aramaya itiyor. En ileri olanlarının niyetini ve olası araçlarını tahmin edebilirsek, 100 kişilik takımla sahaya çıkmak –sembolik olmayan yanıyla- çok da absürd durmuyor.

25.11.2007 tarihli Akşam Ege yazısıdır

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Güvenlik kodunu yanlış yazıp gönder tuşunu bastıysanız, yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.


Okunma: 1052 | E-Posta

İlk yorum
RSS yorumları

v.1.4.6

All right reserved

Yorum yaz (0 Yorumlar)

 
< Önceki   Sonraki >

Site yönetiminden yorum sistemi hakkında açıklama:

Sayın Ziyaretçimiz. 5 yıllık yayın süremiz boyunca yorum modülümüzün işleyişi sizlere duyduğumuz güvene göre şekillenmişti. Bu süre boyunca % 99 oranında genel kurallara uygun davranılması sitemizin onuru oldu. (Bildiğiniz gibi bir çok internet gazetesi, yorum için "üyelik şartı" koyuyor, ayrıca yayınlanmadan önce denetimden geçiriyor.) Ne var ki, ziyaretçi sayımızın her geçen gün yükselmesiyle birlikte, bizim -yayından sonra yaptığımız denetim- son aylarda çok zamanımızı almaya başladığı gibi, -bizim müdahalemize kadar- sıkıntı yaratabilecek iletiler gelmeye başladı.

Takdir edersiniz ki, internet bir özgürlük alanıdır ama bu özgürlük kanunlarla ve yayın politikası tercihleriyle sınırlıdır. Bizim adresimiz ve kimliğimiz açık, herkes tarafından bilinir iken, yayınımıza yorumlarıyla dahil olan kullanıcıların kimliklerini gizleyerek yaptıkları yorumların, hukuki ve manevi sonuçlarının site yönetiminin sırtında olduğunu vurgulamak isteriz.

Bu doğrultuda, gönderilen yorumlarda ip adresinin görünmesini sağladık. Yorum modülümüz üzerinde teknik çalışmamız devam ediyor. Sonradan müdahale yerine, yayından önce yönetici onayı istenecek biçimde sistemi tekrar düzenleyeceğiz. Bu düzenleme ve ek pratik/güvenli işleyişler hazırlandıktan sonra sitemizdeki içeriklere yorum göndermeniz mümkün olacak. Şimdilik gönderdiğiniz yorumlar sayfada görünmüyor.

Eminim sizler de, bir içeriğin altında yüzlerce yorum görmek yerine, seçilmiş, seviyeli, okunubilir uzunluktaki yazıları tercih edersiniz.

Durumdan dolayı özür diler, bilgilerinize sunarız.

UrlaOnline.Com

 Bugünkü gazetelerin 1. sayfaları...

URLA ŞİİRLERİ
Güneşi çağırdım

Az sonra gelecek    Urla 'nın sokak aralarında..

Ali TEKMİL

SIIR KÖSESI
SEVİLMEK İSTERİM
Ümran ÇETIN

  Atalay Ergezen ® 2006
  Reklam | İletişim | Künye
Site içeriğine katkıda bulunmak için tıklayınız.    Teknik soru ve önerileriniz için tıklayınız.