Advertisement
20 11 2008
 

Kara Poşulu PDF Yazdır E-Posta

Hepsi kara; Poşulu, Peçeli, Kalpaklı, Yılan…

Son yıllarda rast geldiğim dizilerin ortak bir karakteri var. Olağan dışı zamanların isimsiz ama lakaplı kahramanları… Kimi sonlanmış, kimi halen devam eden dizilerde kullanılan bu ortak karakter, düşmanla girişilen haklı mücadelede, zorunlu bir gizlilik gereği kamufle oluyor. Kırık Kanatlar dizisindeki kahramanın kamuflajı peçeydi. Kurşun Yarası ‘ndaki kahramanın ise poşu. Evlada Rumeli ‘de gizlenme bir atkıyla sağlanıyor ama lakap kalpaktan geliyor; Kara Kalpaklı… Kara Yılan dizisinde de diziye isim olan kahraman da, kimliğini gizleyip işgal kuvvetlerinin başına bela oluyor.
Düzenli ordularla gerçekleştirilen işgallere, düzensiz kuvvetlerle karşı koymanın, fiziki dengeleri zorlamaktan çok, yerel direnişe moral katkısı başka yapımlarda da işlenmişti. Vassili Zaitsev'in gerçekte de yaşadığı söyleniyor. Kapıdaki Düşman (Enemy at the Gates) adlı, yapımcısı Amerikan, yönetmeni Fransız olan film (2001), Stalingrad ‘ın (St. Petersburg) Alman işgali karşısında Rus direnişini anlatıyordu. Zaitsev uzun menzilli silahıyla bir efsaneye dönüşüyor.


Bu film değil gerçek;. Juba  yaşayan bir efsane. Amerika ‘nın Irak işgaline karşı sniperi ile mücadele eden, kimliği belirsiz bir direnişçi.
Ömer Seyfettin ‘in Yalnız Efe adlı eserinden uyarlanmış 1970 yapımı bir filmin adı da: Kara Peçe… Benzer metaforlar kullanılmış.


Kara baht… Gözü kara olmak… Almanların gurbetçilerimize dediği “schwarz kopf” bu sınıfa girmez. “Siyah kafa” diye tercüme edilebilir; kara ‘nın anlattığını “siyah” karşılayamıyor. Nihayet “karanın” bizim kültürümüzde özel bir yeri var, Almanların, ülkelerinde zenciler ve araplar az olduğu için, kendi açık tenlerine kıyasla bir ton farklılığına işaret etmeleri yüzeysel bir algılayışın neticesi. Derinlemesine anlamaya çalışsalardı onlar da schwarz yerine “kara” diyebilirlerdi. Ama o zaman da, kara ‘nın Almancada karşılığı olmadığı için orjanilini kullanmaları gerekecekti; “Kara kopf”
Yani bizdeki, siyah ile anlamdaş olduğu varsayılan “kara” nın, diğer dillerde bir karşılığının olmaması; Anadolu insanının tarihteki serüvenine eşlik eden, tarihini biçimleyen,   geçmişi ve geleceği anlama yolunda kullanılan evrensel şablonları tepetaklak eden önemli bir ayrıntı olabilir mi ?


Tembeliz, hafızamız zayıf, uzun vadeli düşünemeyiz, sıkıntıya gelemeyiz… Ayrı konular… Ekonomi, pazarlama, yönetim, halkla ilişkiler disiplinlerinin evrensel/bilimsel şablonları Anadolu ‘da nasıl şaşkınlığa uğruyorsa, ulus olarak var olma sürecindeki olaylar da yabancıları şaşırtmayı sürdürecektir. Hatta kendi kendimizi bile… Türkiye ‘nin emperyalizme teslim olduğu aşırı uçlar tarafından çok söylendi. Buna inandığımız zamanlar da oldu. Eskiden, “teslim olmuş ülke” görmediğimiz için, daha kolay inanıyorduk. Artık iletişim araçları da gelişti, seyahat de daha kolay…
Bir ülkenin dünyadaki duruşunun asıl kaynağı içinde yaşayanların ortak değerleri ortak enerjileri midir, yoksa yönetici zümrenin keyfiyeti mi ? Haritaya baktığımızda, arap dünyasından Uzak Asya ‘ya kadar bir çok ülkede sentetik yönetimlerin hakim olabildiklerini görüyoruz. Oysa Anadolu bambaşka. Ömrü boyunca, bir kere olsun “bahtım kara” demeyen birisi için bile, “kara baht” genlerimizde tanımlanmış. Var olmak ile yok olmanın anlamını yitirdiği dip gezintileri, bizim kimi zaman uğruna bahaneler bulduğumuz ruhsal buluşmalar… En sonuç alıcı çözümler de en diplerde gezinirken bulunuyor. O çözüm rakibin çözümsüzlüğü oluyor. Siyasette, ticarette, rekabette… Üretimde, ithalat ve ihracatta… Deneme ihtiyacı olursa kavgada… Kara Peçeli, Kara Kalpaklı, Kara Poşulu…

Atalay Ergezen

20.01.2008 tarihli Akşam Ege pazar yazısıdır

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Güvenlik kodunu yanlış yazıp gönder tuşunu bastıysanız, yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.


Okunma: 913 | E-Posta

İlk yorum
RSS yorumları

v.1.4.6

All right reserved

Yorum yaz (0 Yorumlar)

 
< Önceki   Sonraki >

Site yönetiminden yorum sistemi hakkında açıklama:

Sayın Ziyaretçimiz. 5 yıllık yayın süremiz boyunca yorum modülümüzün işleyişi sizlere duyduğumuz güvene göre şekillenmişti. Bu süre boyunca % 99 oranında genel kurallara uygun davranılması sitemizin onuru oldu. (Bildiğiniz gibi bir çok internet gazetesi, yorum için "üyelik şartı" koyuyor, ayrıca yayınlanmadan önce denetimden geçiriyor.) Ne var ki, ziyaretçi sayımızın her geçen gün yükselmesiyle birlikte, bizim -yayından sonra yaptığımız denetim- son aylarda çok zamanımızı almaya başladığı gibi, -bizim müdahalemize kadar- sıkıntı yaratabilecek iletiler gelmeye başladı.

Takdir edersiniz ki, internet bir özgürlük alanıdır ama bu özgürlük kanunlarla ve yayın politikası tercihleriyle sınırlıdır. Bizim adresimiz ve kimliğimiz açık, herkes tarafından bilinir iken, yayınımıza yorumlarıyla dahil olan kullanıcıların kimliklerini gizleyerek yaptıkları yorumların, hukuki ve manevi sonuçlarının site yönetiminin sırtında olduğunu vurgulamak isteriz.

Bu doğrultuda, gönderilen yorumlarda ip adresinin görünmesini sağladık. Yorum modülümüz üzerinde teknik çalışmamız devam ediyor. Sonradan müdahale yerine, yayından önce yönetici onayı istenecek biçimde sistemi tekrar düzenleyeceğiz. Bu düzenleme ve ek pratik/güvenli işleyişler hazırlandıktan sonra sitemizdeki içeriklere yorum göndermeniz mümkün olacak. Şimdilik gönderdiğiniz yorumlar sayfada görünmüyor.

Eminim sizler de, bir içeriğin altında yüzlerce yorum görmek yerine, seçilmiş, seviyeli, okunubilir uzunluktaki yazıları tercih edersiniz.

Durumdan dolayı özür diler, bilgilerinize sunarız.

UrlaOnline.Com

 Bugünkü gazetelerin 1. sayfaları...

URLA ŞİİRLERİ
Güneşi çağırdım

Az sonra gelecek    Urla 'nın sokak aralarında..

Ali TEKMİL

SIIR KÖSESI
SEVİLMEK İSTERİM
Ümran ÇETIN

  Atalay Ergezen ® 2006
  Reklam | İletişim | Künye
Site içeriğine katkıda bulunmak için tıklayınız.    Teknik soru ve önerileriniz için tıklayınız.