Advertisement
20 11 2008
 

Sevgili antibiyotik PDF Yazdır E-Posta


Geçenlerde, Amerika ‘da bir sağlık kurumu açıklama yapmıştı; “Bebeklerde, 3 yaşına kadar ilaç kullanmak doğru değil…” Amerika ‘da bilim dünyasında söylenenler “kanun hükmünde” algılandığı için bir art niyetten şüphelenmemiz de mümkün. Yine de ben bu öneriyi çok tuttum: Üç yaşına kadar ilaç kullanmak doğru değil.


Nefes borusunda yanma, kulak ağrısı, öksürük, halsizlik… Bu günlerin değişmeyen mönüsü… Cümleler “doktorunuza danışmadan kesinlikle…” diye başlıyor. Doktorunuza danışın, doktorunuza danışın… Bizim 1 yaşındaki bebek hasta olunca, evin duvarlarında daha bir kararlılıkla yankılandı; Doktora ne zaman gideceğiz ?


Artık kurtuluş yoktu. Bebek üzerinde hassas olmama suçunu işlemektense doktora gitmek en iyisiydi. Bebeği kucağa alıp hastane koridorlarında bir oraya bir buraya gitmek, gözle görülür, hassasiyetin en güzel kanıtıydı. Yolda hanıma, insanlığın bir çok şeye çare bulduğunu ama şu “grip” denen hastalıktan halen kurtulamadığını, hayatın ritmi içersinde doğanın, insanı üç beş gün yatırabilen bu solunum yolları enfeksiyonlarının anlamsız olmadığı… Çocukken yaşanılan bu tür enfeksiyon sorunlarının ilerde kalp krizi riskini azalttığı… Hanım, teorilerimi kendime saklamamı istedi ve bana kucağındaki bebeği gösterdi.


Defne boynunu bükmüş, gözlerinin etrafında kızarıklık, o hiç durmayan elleri, ayakları hareketsiz, yarım açık gözleriyle bana bakıyor, “ııııı” diye bir ses çıkarıyor, sesinin rengi değişmiş, elini hafifçe kaldırıyor, benim için bir şeyler yapın mı diyor, elini daha fazla havada tutamıyor, gövdesinin üzerine bırakıyor… Senin için bir şey yapıyoruz işte… Doktora gidiyoruz.


Sağlık ocağında, aile doktorumuz Defne ‘yi muayene ediyor. Yani dinliyor ve parmaklarıyla bademciklerini yokluyor… Evet, bademcikler şiş… Ve yapılan “derin araştırmalar” sonunda, en önemli aksiyon; ilaç yazma işlemi başlıyor. Bir ağrı kesici şurup. Bir ateş düşürücü şurup. Bir de antibiyotik şurup… O an kendi kendime, bu ilaçların ismini bir kenara not etsem, ilerde bademcik şiştiğinde, ateş yükseldiğinde aynı ilaçları alsam, ben de doktorun fonksiyonunu yerine getirmiş olurum diye düşünüyorum. (Tahlil yapıp bakteri türünü tespit etmek şart olmadığına göre…)
Doktor hanıma, 3 yaşına kadar ilaç kullanmanın doğru olmadığı şeklinde haberler okuduğumu söyledim. O da bana, safsatalara inanmamam gerektiğini, ilaç kullanılmaz ise “havale” riskinin söz konusu olduğunu söyledi. 38 derecenin üzerinde ateşi düşürmek için ilaçla müdahale gerektiğini, antibiyotik ile vücudun mikropları yenmesine yardımcı olmak gerektiğini söyledi. Lafı uzatmadım. Havalenin birebir ateşle bağlantılı olmadığını, mikrobun türüne göre ateş azken bile havalenin yaşanabildiğini söylemedim. Uzman olmadan ukalalık yapmak gereksiz. Ama tıbbın felsefesini yapmanın bir sakıncası yoktur sanıyorum… Klinik vakalar bir kenara, yaşamın ritmi içersinde yer aldığını varsaydığım, belki, iyi ki de çözümü olmayan, virüsün, bakterinin beden içersine girip 3-5 günlük bir sıkıntı yaratması durumunda, bedenin dışardan desteğe ihtiyacı olmasına benim aklım ermiyor. Oysa beden, yapmamız gerekenlere bizi zorluyor. Mikroplarla savaşan bedenin sıcağa ihtiyacı olmalı ki ateş yükseliyor. Yetmiyor, üşüme hissiyle daha fazla örtünmemizi istiyor. Yoksa bu mucize beden, mikroplar yüzünden şaşkınlığa uğramış bize hatalı emir mi veriyor ? Kimi uzmanlar risk sınırına gelmeden ateş düşürmenin iyileşmeyi geciktirdiğini yazıyorlar.


Bu kez tarihi bir fırsat elime geçmiş oldu. Büyük ihtimalle aynı tür bakteriden bebek, eşim ve ben istirahattayız. Bakalım ben, ilaç kullanmamanın ne tür sıkıntılarını yaşayacağım…Vücudumdaki iyi huylu -faydalı bakterileri telef etmediğimi biliyorum…

Atalay Ergezen

26.01.2008

Konuyla ilgili linkler,

http://www.thehealthnews.org/tr/news/06/10/27/antibiyotik.html

http://tr.wikipedia.org/wiki/Antibiyotik

http://www.gazeteler1.com/antibiyotikler.asp

http://www.milliyet.com/2006/06/11/pazar/yaztuba.html

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Güvenlik kodunu yanlış yazıp gönder tuşunu bastıysanız, yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.


Okunma: 1021 | E-Posta

Yorumlar (1)
RSS yorumları
1. Yazan cenk 31-01-2008 21:46 - Misafir - IP: 88.243.184.92
 
 
www.isporta35.tr.gg isportacının web sayfası 
Biz İzmirde zavallı isportacılar olarak belediye zabıtalarının yapmış olduğu zulumden bıktık.Son zamamnda o kadar üstümüze geldilerki hayatımız çekilmez hale geldi.Biz insanmıyız düşmanmıyız belli değil.Merak ediyoruz belediye bizi ne olarak görüyor.Sanki bizi insan olarak görmüyor gibimize geliyor.Bizim konak belediya başkanımız fakirleri hiç sevmiyor.Biz seyar satıcılardan nefret ediyor.Bu uygulamalar yüzünden insanlar aç çocuklar ilaçsız kalıyor.Belki bir sürü bebek bu yüzden hayatını kaybediyor.Vicdan sahibi insanlara sesleniyorum bu çözümmü.Berlediyenin asli görevi fakirleri kovmakmı.Onların mallarına el koymakmı.İlla yaşamak için rüşvet vermek zorundamıyız.Bu zulum niye.Siz yüce ülkemizin basın mensubu olarak lütfen birazda fakir insanlara yapılanlara yönelin.Kimse yokmu derneği ramazan çadırı kuruyor.Belki bir iki fakir yemek yer diye belediye çadırı yerinden söküyor.Aman Allah ım.Biz bu belediyeyi seçimde asla af etmiyeceğiz.
 

v.1.4.6

All right reserved

Yorum yaz (1 Yorumlar)

 
< Önceki   Sonraki >

Site yönetiminden yorum sistemi hakkında açıklama:

Sayın Ziyaretçimiz. 5 yıllık yayın süremiz boyunca yorum modülümüzün işleyişi sizlere duyduğumuz güvene göre şekillenmişti. Bu süre boyunca % 99 oranında genel kurallara uygun davranılması sitemizin onuru oldu. (Bildiğiniz gibi bir çok internet gazetesi, yorum için "üyelik şartı" koyuyor, ayrıca yayınlanmadan önce denetimden geçiriyor.) Ne var ki, ziyaretçi sayımızın her geçen gün yükselmesiyle birlikte, bizim -yayından sonra yaptığımız denetim- son aylarda çok zamanımızı almaya başladığı gibi, -bizim müdahalemize kadar- sıkıntı yaratabilecek iletiler gelmeye başladı.

Takdir edersiniz ki, internet bir özgürlük alanıdır ama bu özgürlük kanunlarla ve yayın politikası tercihleriyle sınırlıdır. Bizim adresimiz ve kimliğimiz açık, herkes tarafından bilinir iken, yayınımıza yorumlarıyla dahil olan kullanıcıların kimliklerini gizleyerek yaptıkları yorumların, hukuki ve manevi sonuçlarının site yönetiminin sırtında olduğunu vurgulamak isteriz.

Bu doğrultuda, gönderilen yorumlarda ip adresinin görünmesini sağladık. Yorum modülümüz üzerinde teknik çalışmamız devam ediyor. Sonradan müdahale yerine, yayından önce yönetici onayı istenecek biçimde sistemi tekrar düzenleyeceğiz. Bu düzenleme ve ek pratik/güvenli işleyişler hazırlandıktan sonra sitemizdeki içeriklere yorum göndermeniz mümkün olacak. Şimdilik gönderdiğiniz yorumlar sayfada görünmüyor.

Eminim sizler de, bir içeriğin altında yüzlerce yorum görmek yerine, seçilmiş, seviyeli, okunubilir uzunluktaki yazıları tercih edersiniz.

Durumdan dolayı özür diler, bilgilerinize sunarız.

UrlaOnline.Com

 Bugünkü gazetelerin 1. sayfaları...

URLA ŞİİRLERİ
Güneşi çağırdım

Az sonra gelecek    Urla 'nın sokak aralarında..

Ali TEKMİL

SIIR KÖSESI
SEVİLMEK İSTERİM
Ümran ÇETIN

  Atalay Ergezen ® 2006
  Reklam | İletişim | Künye
Site içeriğine katkıda bulunmak için tıklayınız.    Teknik soru ve önerileriniz için tıklayınız.