Advertisement
20 11 2008
 

Ganj ile Kulleteyn PDF Yazdır E-Posta

Ganj ile Kulleteyn ‘in bağlantısı


Son Pazar yazımda ailecek bizi yatağa düşüren soğuk algınlığından bahsetmiştim. Anti biyotiklere de sitem etmiştim. Hastalık halen devam ediyordu ve ben ilaç kullanmayı kabul etmemiştim. Şimdi sonucu açıklayabilirim; büyük olasılıkla aynı mikrobun saldırısına uğradık, onlar (eşim ve bebek) ilaç desteğiyle 6 günde iyileşti, ben ilaçsız 4 günde…  Mutlaka başka etkenler de vardır ama geçmişte sıkça ilaca başvurmuş birisi olarak, ilaç kullanılmadan atlatılan hastalıklar sonrasında bedenin yeniden doğmuş zindeliğini ve hafifliğini hissediyorum. Her seferinde o renkli kutulara başvuranlar, ilacın artı yorgunluğuyla o hissi tanıyamıyorlar…


Toplumsal yaşamda “yararlı cemiyetler”, “zararlı cemiyetler” diye nasıl ezberletildi ardından, yararları ve zararları üzerine ortaya atılan yeni teorilerle kafalarımız karıştıysa, “mikroplarla” ilgili ezberimizi sarsacak yeni bilgiler de dolanmaya başladı.


Gazetelerin bir günde okunup tüketilme özelliği internet sayesinde ortadan kalktı. Artık günlük gazetede yer alan bir yazı dijital marifetle çok uzun dönem başvurulabilir kaynak haline geliyor. Bu yüzden Tuba Akyol ‘un bakterileri ve Ganj Nehrini konu ettiği yazısının  Milliyet ‘in 11 Haziran 2006 tarihli sayısında yayınlanmış  olmasının pek bir anlamı kalmıyor.  Akyol değerli bilgiler derlemiş bu yazısında ve Hintlilerin kutsal saydığı nehrin 100 ml ‘sinde 1.5 milyon bakteri olduğunu söylüyor. Normal değer 500 bin. (Turan Dursun ‘un Kulleteyn ‘i geldi aklıma)Akyol dönüyor insan vücuduna… Yetişkin bir insanda 1000 den fazla türe ait 100 trilyon civarında bakteri olduğunu söylüyor. Bu bakterilerin insanın sağlıklı yaşamının önemli parçaları olduklarını başka kaynaklardan da öğrendim.


İlk antibiyotik Penisilini bulan Louis Pasteur söylemiş: “Bir çok hastalığın üstesinden geleceğiz. Ancak iyi huylu bakterilerin insan vücudu için hayati öneme sahip olduğunu unutmamamız gerekiyor…” 1877 den bu yana antibiyotiklerin bakterinin iyisini kötüsünü ayırt edebilme yeteneği ne kadar geliştirildi ? (Ya da kötüyü iyiye dönüştürme…)
Bakterilerin iyiliğinin ve kötülüğünün pek göreceli olduğunu da öğreniyorum. Antibiyotikler o an “zararda” olanları yok etme niyetiyle alınırken, iyi huylu olanları da mutasyona uğratabiliyorlarmış.


Gelelim doktorların antibiyotik yazma eğilimine… Ben bunu normal doğum yerine sezaryeni tercih etme eğilimine benzetiyorum. Doğal olanda çoğu zaman küçük bir risk söz konusu. Bebek serbest kaldığında kasları ve kemikleri gelişecektir ama sobaya uzanıp elini yakma riski de vardır, gibisinden… Sezaryen, normal doğumun bilinen/bilinmeyen tüm sağlıklı yanlarını ortadan kaldırmakta ama aynı zamanda normal doğumda meydana gelebilecek risklerin uzağında kalmayı da sağlamaktadır. Böylece –genellikle özel hastanelerde- sezaryen talebi doktoru risklerin sorumluluğundan uzaklaştıran bir formül olarak benimsenmekte…


Ufacık bebelere, öksürük-ateş-halsizlik üçlemesinin vazgeçilmezi haline gelen antibiyotik yazılmasının altında da benzer nedenler hissediyorum. Antibiyotikle risk en aza indirilecek, gün kurtulacaktır. Kolayca antibiyotik kullanımından dolayı oluşabilecek rahatsızlıklar, bu gün reçeteye yazılanlarla ilişkilendirilemeyecek kadar uzağa gidecektir. Hatta tıbben bir sebep-sonuç bağlantısı kurulamayacak kadar karmaşık beden fonksiyonları arasında aldatıcı “sebepler” görülebilecektir…


Yapay müdahale gerektiren mikrop türleri hariç, bedenin yürümek, koşmak gibi yaşamının bir parçası haline gelmiş zararlılarla mücadelesinde onu kendi haline bırakmanın daha doğru olduğunu düşünüyorum. Gelişmeleri mutlaka kontrol ederek… Tıbbi bir iddia ile değil, felsefik bir iddia ile…

Atalay Ergezen 

03.02.2008 Akşam Ege pazar yazısıdır

 

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Güvenlik kodunu yanlış yazıp gönder tuşunu bastıysanız, yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.


Okunma: 877 | E-Posta

İlk yorum
RSS yorumları

v.1.4.6

All right reserved

Yorum yaz (0 Yorumlar)

 
< Önceki   Sonraki >

Site yönetiminden yorum sistemi hakkında açıklama:

Sayın Ziyaretçimiz. 5 yıllık yayın süremiz boyunca yorum modülümüzün işleyişi sizlere duyduğumuz güvene göre şekillenmişti. Bu süre boyunca % 99 oranında genel kurallara uygun davranılması sitemizin onuru oldu. (Bildiğiniz gibi bir çok internet gazetesi, yorum için "üyelik şartı" koyuyor, ayrıca yayınlanmadan önce denetimden geçiriyor.) Ne var ki, ziyaretçi sayımızın her geçen gün yükselmesiyle birlikte, bizim -yayından sonra yaptığımız denetim- son aylarda çok zamanımızı almaya başladığı gibi, -bizim müdahalemize kadar- sıkıntı yaratabilecek iletiler gelmeye başladı.

Takdir edersiniz ki, internet bir özgürlük alanıdır ama bu özgürlük kanunlarla ve yayın politikası tercihleriyle sınırlıdır. Bizim adresimiz ve kimliğimiz açık, herkes tarafından bilinir iken, yayınımıza yorumlarıyla dahil olan kullanıcıların kimliklerini gizleyerek yaptıkları yorumların, hukuki ve manevi sonuçlarının site yönetiminin sırtında olduğunu vurgulamak isteriz.

Bu doğrultuda, gönderilen yorumlarda ip adresinin görünmesini sağladık. Yorum modülümüz üzerinde teknik çalışmamız devam ediyor. Sonradan müdahale yerine, yayından önce yönetici onayı istenecek biçimde sistemi tekrar düzenleyeceğiz. Bu düzenleme ve ek pratik/güvenli işleyişler hazırlandıktan sonra sitemizdeki içeriklere yorum göndermeniz mümkün olacak. Şimdilik gönderdiğiniz yorumlar sayfada görünmüyor.

Eminim sizler de, bir içeriğin altında yüzlerce yorum görmek yerine, seçilmiş, seviyeli, okunubilir uzunluktaki yazıları tercih edersiniz.

Durumdan dolayı özür diler, bilgilerinize sunarız.

UrlaOnline.Com

 Bugünkü gazetelerin 1. sayfaları...

URLA ŞİİRLERİ
Güneşi çağırdım

Az sonra gelecek    Urla 'nın sokak aralarında..

Ali TEKMİL

SIIR KÖSESI
SEVİLMEK İSTERİM
Ümran ÇETIN

  Atalay Ergezen ® 2006
  Reklam | İletişim | Künye
Site içeriğine katkıda bulunmak için tıklayınız.    Teknik soru ve önerileriniz için tıklayınız.