Advertisement
21 11 2008
 

Tek tip örtünme PDF Yazdır E-Posta

Tek tip kıyafet, tek tip örtünme…

Son on beş yıldır, herhangi bir partinin yandaşı olmadığıma, hiç birini desteklemediğime en çok yaşadığımız şu son aylarda memnunum. Hayat beni şaşırtmaktan yoruldu epeydir; birini tutamama ve destek sunamama özürüm, tümünü olumsuz görmemden değil, her birinin ülke için faydalı bir işlev üstlendiği inancımdan kaynaklanıyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ‘ne güveniyor isek, onun “Bu yapılanma yasaldır, memlekete zarar verebileceğiyle ilgili bir bulguya rastlanmamıştır” deyip, önümüze bir seçenek olarak koyduğu partilere asgari bir güven duymak, keyfimizden çok “hakkımız”.


Kendi özrümle kimseye kötü örnek olmak da istemem. Kim, hangi yasal siyasal partiyi ülke kalkınması için uygun görüyorsa, tutsun, desteklesin. Ben sadece, son seçimlerde x partiyi desteklediğini deklere edip “şaşırtan”, son gelişmelerle “desteğini geri aldığını” bildirip bir daha “şaşırtan”  kimi yazarları görüp, kendi özrümün “iyi taraflarıyla” avunmaya çalışıyorum.  Son yıllarda ulusalcılık, milliyetçilik, liberalizm, dincilik kavramlarının adresleri, ittifakları haftadan haftaya değiştikçe, olaylar karşısında “pozisyon” tavsiye eden partilerin kendi pozisyonları da bir karmaşa içersine giriyor.
Asıl karmaşa şuradan çıkıyor; vatandaş olarak, tek tek olayların maddi bilgisine erişip anlamlandıramayacağımıza göre, bu işlemi bizim için “güvendiğimiz parti” yapıyor. Yanına aldığı ideolojisine de göndermeler yaparak, olayları nasıl yorumlamamız gerektiğini birkaç cümle ile bize iletiyor. Kiminle ittifak halinde olduğunu, kimin düşman olduğunu bize tanımlıyor. Aradan, -sırtımıza yüklenen kanaati  tamamen unutacak zaman dahi geçmeden- bir bakıyorsun, söylenenle yapılan birbirini tutmuyor. İttifaklar ve düşmanlıklar yer değiştirivermiş… Ağızlardan bir “şaşırdım” dökülüveriyor.
Orkestranın üyeleri ellerindeki enstrümanları aniden değiştiriyor,  notalar uçuşup karışıyor, ortaya rahatsız edici, ezgisiz bir ses çıkıyor (gibi görünüyor). Güvensizlik artıyor, biri diğerine daha fazla kızıyor… Ama bu da göreceli… Konserin nereden, hangi kulakla dinlendiğine göre değişir. Belki de “ezgisiz saz” bu günlerde ülkenin çıkarına… Kim bilebilir…


Yerimiz az. Zaten bu hafta dış politika yazmaya niyetli değildim. 2007 eylül ayında “Okullarda sivil kıyafet” başlığıyla bir kampanya başlatmıştım. İnternet sayfasını 2400 kişi ziyaret etmiş, 130 kişi imzalamış. O günlerde Radikal 2 ‘de bir çalışmam yayınlandı. Daha sonra Engin Ardıç konuya paralel bir yazı yazdı. Sonra… Biz sivilleşelim, birey olalım, öz benliğimizi, yaratıcılığımızı geliştirelim, çocuklarımıza “kendin ol” diyelim derken, başka bir “tek tip” gündemi kapladı… Türban…


Gündemin ilk sırasında olmasında, belki bilmediğimiz bir “fayda” vardır. Ona fazla bir şey diyemeyeceğim. Öte yandan, gündemler, ona paralel, sivil faydalar üretmek için de bir bahane olabilir. Örneğin, örtünmeyi uygun görenler, örtünmeyi sağlayacak giysiler hakkında bir düşünce fırtınası geliştirebilirler. (Dikkat- uzaktakilerden ziyade konunun özneleri) Saç için şapka ya da bere, mevsime göre kapüşon… Gerekiyorsa boyun için fular… (Peruk, kuralın hedefine aykırı duruyor.)  Herkes, kendi biçimini ve rengini tercih ederek… Yani kendisi olarak… Böylece niyeti “üzüm yemek” olan ile “siyasal simge” taşımak isteyen  ayrılmış olur.


Tüm toplum kesimleri kendine özgü “tek tipte” ısrarcı olursa, okullardaki resmi “tek tipe” sıranın gelmesi çok zor…

Atalay Ergezen

09.03.2008 Akşam Ege pazar yazısıdır

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Güvenlik kodunu yanlış yazıp gönder tuşunu bastıysanız, yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.


Okunma: 672 | E-Posta

İlk yorum
RSS yorumları

v.1.4.6

All right reserved

Yorum yaz (0 Yorumlar)

 
< Önceki   Sonraki >

Site yönetiminden yorum sistemi hakkında açıklama:

Sayın Ziyaretçimiz. 5 yıllık yayın süremiz boyunca yorum modülümüzün işleyişi sizlere duyduğumuz güvene göre şekillenmişti. Bu süre boyunca % 99 oranında genel kurallara uygun davranılması sitemizin onuru oldu. (Bildiğiniz gibi bir çok internet gazetesi, yorum için "üyelik şartı" koyuyor, ayrıca yayınlanmadan önce denetimden geçiriyor.) Ne var ki, ziyaretçi sayımızın her geçen gün yükselmesiyle birlikte, bizim -yayından sonra yaptığımız denetim- son aylarda çok zamanımızı almaya başladığı gibi, -bizim müdahalemize kadar- sıkıntı yaratabilecek iletiler gelmeye başladı.

Takdir edersiniz ki, internet bir özgürlük alanıdır ama bu özgürlük kanunlarla ve yayın politikası tercihleriyle sınırlıdır. Bizim adresimiz ve kimliğimiz açık, herkes tarafından bilinir iken, yayınımıza yorumlarıyla dahil olan kullanıcıların kimliklerini gizleyerek yaptıkları yorumların, hukuki ve manevi sonuçlarının site yönetiminin sırtında olduğunu vurgulamak isteriz.

Bu doğrultuda, gönderilen yorumlarda ip adresinin görünmesini sağladık. Yorum modülümüz üzerinde teknik çalışmamız devam ediyor. Sonradan müdahale yerine, yayından önce yönetici onayı istenecek biçimde sistemi tekrar düzenleyeceğiz. Bu düzenleme ve ek pratik/güvenli işleyişler hazırlandıktan sonra sitemizdeki içeriklere yorum göndermeniz mümkün olacak. Şimdilik gönderdiğiniz yorumlar sayfada görünmüyor.

Eminim sizler de, bir içeriğin altında yüzlerce yorum görmek yerine, seçilmiş, seviyeli, okunubilir uzunluktaki yazıları tercih edersiniz.

Durumdan dolayı özür diler, bilgilerinize sunarız.

UrlaOnline.Com

 Bugünkü gazetelerin 1. sayfaları...

URLA ŞİİRLERİ
Güneşi çağırdım

Az sonra gelecek    Urla 'nın sokak aralarında..

Ali TEKMİL

SIIR KÖSESI
SEVİLMEK İSTERİM
Ümran ÇETIN

  Atalay Ergezen ® 2006
  Reklam | İletişim | Künye
Site içeriğine katkıda bulunmak için tıklayınız.    Teknik soru ve önerileriniz için tıklayınız.