Advertisement
21 11 2008
 

Başkanın hikayesi PDF Yazdır E-Posta

Urla Belediye Başkanı gözaltına alındı…
Urla Belediye Başkanı tutuklandı…
Urla Belediye Başkanı cezaevinde…
Urla Belediye Başkanı ‘nın evinde neler bulundu neler,
Urla Belediye Başkanı çetenin reisi
Urla Belediye Başkanı hukuku ihlal etti…

Biz yine susalım.
Nihayet iddia makamının görüşlerine paralel başlıklar atmak “yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçu kapsamına –çoğu zaman- girmez ama avukatların savunmasına göndermeler yapmak, yani “suçlanan insan suçlu olmayabilir” demek, yeni bir suçun kapılarını aralayabilir. (TCK 288 – Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu)
Zaten susmak ve beklemek kimi hallerde “en güzel” çaredir. Düşmüş ya da düşürülmüş bir insan yerde sürünürken “bir tekme de benden olsun” demek yerine, kayıtsız kalmak, her şeyi zamana bırakmak, tepkinin asgari kabul edilebilir olanlarından…
Resmi mahkemeler değil, gayrı resmi “gönüller” konuya ilişiyor. İster dost olsun ister düşman; suçlanan herhangi birisinin, suçsuz ve temiz olma ihtimalini mi seviyorum, yeryüzünün en rezil insanı olma ihtimalini mi ?
Dünyanın neresinde olursa olsun, hangi ideolojinin, hangi partinin peşinden koşarsa koşsun, herkesin, ama özellikle halka malolmuş insanların “masum ve temiz olma ihtimali” gönülleri olduğundan biraz daha renklendirecek, hayatı biraz daha sevdirecek bir yaklaşım…


Helal olsun Urlalılara…
Helal olsun Urlalılara. Bir çoğu, savcılık iddianamesine paralel neşriyatı sessizce izlediler; -ne kadar feodal görünse de- liderlerinin “insan içine çıkamayacak ağır suçlar işlediğinin tescillenmesi” ihtimalini hiç benimsemediler. Gönülleri bu ihtimalden uzak durmaya çalıştı. Gönülleri, gerçek ve doğrunun, sevdikleri insanın hissettikleri yerde kalmasından yanaydı…Mahkeme henüz suçlu mu yoksa suçsuz mu karar vermedi ama tahliye kararı onları sevindirmeye yetti.
Anlaşılamayan bir şey var… Anadolu topraklarında “lider” başkadır. Selçuk Karaosmanoğlu ‘nun, sadece resmi-sosyal kimliğiyle halkın önünde olduğu sanılıyor. Belediye Başkanı, iyi ya da kötü siyasetçi, hukuku ihlal edip etmediği araştırılan bir “mevki sahibi”… Onun aynı zamanda bir “insan” olduğunu, susadığını, acıktığını, bir evin reisi olduğunu, hayatını paylaştığı birisi olduğunu, çocuklarının babası olduğunu; uykusuz kalabileceğini, dişinin çürüyebileceğini, sıkılıp ağlayabileceğini, dört duvar arasında, halen hayatta olduğuna bin pişman olabileceğini, -gerçekten hiçbir suçu yoksa- “ya masum olduğumu kimseye anlatamazsam” kaygısı yaşayabileceğini, bu kaygıyı içinde büyütüp, bir lokma ekmek yemek istemeyecek hale gelebileceğini…
Kim hisseder, kim, -düşmanı bile olsa- GERÇEĞİN MASUMİYETTEN YANA ÇIKMA İHTİMALİNİ sever ?
Urlalılar bu ihtimali sevdi. 7.5 aydır kapalı duvarlar ardında kalan Karaosmanoğlu da, doğruca evine gidip sıcak bir duş alıp, dinlenmek yerine, insan selinin arasına karıştı… Kucakladı… Kucaklandı…


Belki sıradan ama gerçek yaşananı doğrudan temsil ettiği için anlamı on kat kuvvetlenen şu cümleler döküldü ağzından:
“Bana böyle bir gün yaşattınız ya… Hepinizi sırtımda taşısam doymam…Sizi seviyorum, size inanıyorum, size güveniyorum…Hayatta en büyük zenginlik işte bu sevgi...”
Sevdiklerimizin, inandıklarımızın, güvendiklerimizin, içimizde aynı yerde kalmasından daha fazla önemsediğimiz ne var ki hayatta ?

Atalay Ergezen

13.03.2008

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Güvenlik kodunu yanlış yazıp gönder tuşunu bastıysanız, yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.


Okunma: 845 | E-Posta

İlk yorum
RSS yorumları

v.1.4.6

All right reserved

Yorum yaz (0 Yorumlar)

 
< Önceki   Sonraki >

Site yönetiminden yorum sistemi hakkında açıklama:

Sayın Ziyaretçimiz. 5 yıllık yayın süremiz boyunca yorum modülümüzün işleyişi sizlere duyduğumuz güvene göre şekillenmişti. Bu süre boyunca % 99 oranında genel kurallara uygun davranılması sitemizin onuru oldu. (Bildiğiniz gibi bir çok internet gazetesi, yorum için "üyelik şartı" koyuyor, ayrıca yayınlanmadan önce denetimden geçiriyor.) Ne var ki, ziyaretçi sayımızın her geçen gün yükselmesiyle birlikte, bizim -yayından sonra yaptığımız denetim- son aylarda çok zamanımızı almaya başladığı gibi, -bizim müdahalemize kadar- sıkıntı yaratabilecek iletiler gelmeye başladı.

Takdir edersiniz ki, internet bir özgürlük alanıdır ama bu özgürlük kanunlarla ve yayın politikası tercihleriyle sınırlıdır. Bizim adresimiz ve kimliğimiz açık, herkes tarafından bilinir iken, yayınımıza yorumlarıyla dahil olan kullanıcıların kimliklerini gizleyerek yaptıkları yorumların, hukuki ve manevi sonuçlarının site yönetiminin sırtında olduğunu vurgulamak isteriz.

Bu doğrultuda, gönderilen yorumlarda ip adresinin görünmesini sağladık. Yorum modülümüz üzerinde teknik çalışmamız devam ediyor. Sonradan müdahale yerine, yayından önce yönetici onayı istenecek biçimde sistemi tekrar düzenleyeceğiz. Bu düzenleme ve ek pratik/güvenli işleyişler hazırlandıktan sonra sitemizdeki içeriklere yorum göndermeniz mümkün olacak. Şimdilik gönderdiğiniz yorumlar sayfada görünmüyor.

Eminim sizler de, bir içeriğin altında yüzlerce yorum görmek yerine, seçilmiş, seviyeli, okunubilir uzunluktaki yazıları tercih edersiniz.

Durumdan dolayı özür diler, bilgilerinize sunarız.

UrlaOnline.Com

 Bugünkü gazetelerin 1. sayfaları...

URLA ŞİİRLERİ
Güneşi çağırdım

Az sonra gelecek    Urla 'nın sokak aralarında..

Ali TEKMİL

SIIR KÖSESI
SEVİLMEK İSTERİM
Ümran ÇETIN

  Atalay Ergezen ® 2006
  Reklam | İletişim | Künye
Site içeriğine katkıda bulunmak için tıklayınız.    Teknik soru ve önerileriniz için tıklayınız.