Advertisement
20 11 2008
 

Yalancı değiliz PDF Yazdır E-Posta

Ülkemizin son yıllarda en büyük sorunu sosyal güvenlik konusunda bütçelerde verilen açıklar olarak açıklanmaktadır.Çünkü bugün 2.5 çalışan bir emekliye bakmaktadır.Bu durumda sosyal güvenlik sisteminin sürdürülmesi imkansızdır.Buna bir çözüm bulmak gerekmektedir.Ne yapılmalıdır.Hükümet 3.5 yıldır bunu çözmek için sosyal güvenlik sisteminde reform adı altında bir yasa üzerinde çalışıyor. Yasa komisyonlarda kabul edildi yakında meclis genel kuruluna gelecek.
Çalışanların temsilcileri sendikacılar sosyal güvenlik reformu yasasına büyük tepki gösteriyorlar.Emekliliğin artık hayal olacağını,sağlık sisteminin paralı olacağını,mezarda değil de pirim günü ve yaş doldurulur da bir mucize gerçekleşir, emekli olunabilirse bağlanacak aylığın yaşamaya yetmeyeceği,alınacak ikramiyelerin kuşa döneceğini açıklıyorlar.
Hükümette buna karşılık reformu eleştirenleri yalancılıkla suçlayıp bugün yürürlükte olan sistemin sürdürülmesinin mümkün olmadığını sistemin duvara dayandığını,reformun mevcut çalışanları etkilemeyeceğini bundan sonra sisteme girecekleri ilgilendirdiğini belirterek reformun kaçınılmaz olduğunu savunmaktadır.
Hangi tarafı dinlersen Nasrettin Hoca misali herkes haklı.
Tabii ki ben bir çalışan olarak konuya tarafsız kalamam.Ama hükümetimiz de biraz insafsız davranmıyor mu?Tabii ki mevcut sistemin sürdürülemeyeceğinin herkes farkında.Ancak bunun çözümü sadece çalışanlardan fedakarlık beklemekle olmamalı.İşsizlik her geçen gün artarsa,kayıt dışı çalışanlar üzerine gidilmezse reformu kime kabul ettirebilirsin.Hükümetimiz reforma işsizliğin azaltılması ve kayıt dışı çalışanların kayıt altına alınmasından başlarsa 2.5 çalışanın değil de daha fazlasının bir emekliye bakmasını sağlama da daha büyük yol alacağı ortada değil mi?Yalancılığa gelince.Pirim gün sayısının mevcut çalışanları etkilemeyeceğini ,mevcut emeklilerle 10 yıl içinde emekli olacakların maaşlarında bir düşme olmayacağını yasa taslağını okuyunca anlıyoruz.Ancak yasa taslağını okuyunca içerisinde çalışanların sağlık hizmetlerinden yararlanmada katkı payı alınacağını,hatta bu katkı payının gerektiğinde 5 katına kadar artırılabileceğini (madde:68),emekli olanların aylık bağlanma oranlarında indirimler olacağını da(madde:29) görüyoruz.Aynı zamanda kıdem tazminatının kaldırılıp yerine fon kurulması düşünülmüyor mu?İşçiyi işten çıkarınca ödemesinin fondan yapılacağını bilen işveren istediği zaman işçisini işten çıkarmayacak mı.Bu iş güvencesinin kalması değil mi? Bunlar mı yalan.
Geleceğimizi kurtarmak adına,bir emekliye daha çok çalışanın bakması adına nüfus sayısının artması çözüm olabilir.Bu konuda kadınlar gününde her kadının en az üç çocuk doğurması tavsiyesi de yerindedir.Ancak çalışanların bu konu da teşvik edilmesi gerekir.Bu da kişi başına milli gelir artışının 5000 dolardan 7500 dolara çıkmasından dolayı çalışanlara pay verilmesiyle olabilir.Öyle ya % 50 bir artış var..O zaman çocuk yardımını artırsınlar. Yoksa bu artış hesaplama sisteminin değişmesinden mi kaynaklanıyor Doğurmak kolay da bir de o çocuklara bakmak var değil mi? Yoksa hükümet çocuklara bakmaya güç yetmeyince eğitim öğretim bursu vererek,gıda yardımı,kömür yardımı yaparak oy avcılığını mı düşünüyor.
Biz çalışanlar yalancı değiliz.Yukarıda madde numaralarını verdim.Yalancı diyenler bakıp okusunlar.Bugün (14.03.2008) yapılan eylemleri kanunsuzdur diyerek eleştirenler şunu iyi bilsinler ki bu eylemler yasaldır.Çalışanlar üretimden gelen güçlerini kullanmışlardır.Bu bir uyarıdır.Yasa tasarısı geri çekilmelidir.Çalışanlar kararlıdır.Eylemlerin devamı gelecektir.

14.03.2008

Engin ESER

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Güvenlik kodunu yanlış yazıp gönder tuşunu bastıysanız, yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.


Okunma: 551 | E-Posta

Yorumlar (1)
RSS yorumları
1. Yazan c.ergün 15-03-2008 10:17 - Misafir - IP: 85.107.210.53
 
 
Yalancılık...  
Sevgili arkadaşım yürekler dolusu teşekkürler yazınıza bir katkı da ben sunmak istedim.. sevgilerimle 
Bu ülkede birileri yalan söylüyor.. bu doğru.. hemde yıllardan bu yana 70 yıllarda bir kemer sıkma anlayışı başlattılar bizim adımıza... kemer sıkınca gelecekte düze çıkacaktık hani.. O yıllarda bir çalışan olarak ilk başta doğru gibi geliyordu.. ülkemiz için evet ama kemer sıka -sıka emekli oldum... ülke iyi gün görmedi... hani güzel günler görecektik... darbeler ve darbelerin devamı sözde demokrasi ve bu günlere geldik hep biz çalışanlar taşıdık yükü.. hem de ne yük her geçen gün daha da dayanılmaz.. işçilerin parasıyla kurulan ssk hastanelerini önce işlevsiz bıraktılar ve sonra birleştirdiler daha sonra satacaklar.. her hükümet bir ötekinden daha da beter hayat dayanılmaz oluyor.. söyledikleri ile yaşamdaki gerçeklere bakıyoruz ya biz onların anlattığı ülkede değiliz yada onlar bizlein yaşadığımız ülkede bu değil... Ama ne yazık ki aynı ülkedeyiz... "Yalancının mumu yatsıya kadar yanar" 
Artık yatsı zamanı geldi yalanlar ortaya bir bir çıkmaya başladı... 50- 60 yıldır söylenen yalanları artık bir dağ gibi ortada gizlemeye çalışıyorlar hem de yalanlarla bu mümkün mü?ülkede bu ülke insanına ait(KAMUya) tek şey kalmadı bunun suçu da bizde çünkü biz ülkemizi çok sevyiyorduk çok çalışıyorduk .. onlarsa hep yiyor semiriyorlardı.. 
artık bıçak kemiğe dayandı  
yalanları da ortaya çıktı 
ama bu ne pişkinlik tv ekranlarında bağırarak emekçiler ve temsilcileri yalancılıkla itham ediliyorlar.. konunun uzmanları belge be bilgi ışığında tayip bey'i ve çalışma bakanını konuyu tartışmak üzere çağırıyor ancak ne ses var ne de seda.. 
kendilerince hazırlanan programlar-ında çanak sorulara hazır cevaplarla ,kendileri söylüyor kendileri dinliyor.. 
oh ne ala kendin çal kendin oyna.. 
Evet birileri yalan söylüyor.. hemde su götürmez şekilde...  
biz yıllardır çalışıyoruz... eve bir dilim ekmek götürmek için.. ne gemilerimiz var ne yatlarımız ne de dolar larımız... 
çalışan üreten biz... neden herşeyden yoksun olan da biz.. Dün " Ananı al git" bu gün yalancılıkla suçlanan ya yarın.. ne olacak;  
aymazlığın bu kadarı da fazla.
 

v.1.4.6

All right reserved

Yorum yaz (1 Yorumlar)

 
< Önceki   Sonraki >

Site yönetiminden yorum sistemi hakkında açıklama:

Sayın Ziyaretçimiz. 5 yıllık yayın süremiz boyunca yorum modülümüzün işleyişi sizlere duyduğumuz güvene göre şekillenmişti. Bu süre boyunca % 99 oranında genel kurallara uygun davranılması sitemizin onuru oldu. (Bildiğiniz gibi bir çok internet gazetesi, yorum için "üyelik şartı" koyuyor, ayrıca yayınlanmadan önce denetimden geçiriyor.) Ne var ki, ziyaretçi sayımızın her geçen gün yükselmesiyle birlikte, bizim -yayından sonra yaptığımız denetim- son aylarda çok zamanımızı almaya başladığı gibi, -bizim müdahalemize kadar- sıkıntı yaratabilecek iletiler gelmeye başladı.

Takdir edersiniz ki, internet bir özgürlük alanıdır ama bu özgürlük kanunlarla ve yayın politikası tercihleriyle sınırlıdır. Bizim adresimiz ve kimliğimiz açık, herkes tarafından bilinir iken, yayınımıza yorumlarıyla dahil olan kullanıcıların kimliklerini gizleyerek yaptıkları yorumların, hukuki ve manevi sonuçlarının site yönetiminin sırtında olduğunu vurgulamak isteriz.

Bu doğrultuda, gönderilen yorumlarda ip adresinin görünmesini sağladık. Yorum modülümüz üzerinde teknik çalışmamız devam ediyor. Sonradan müdahale yerine, yayından önce yönetici onayı istenecek biçimde sistemi tekrar düzenleyeceğiz. Bu düzenleme ve ek pratik/güvenli işleyişler hazırlandıktan sonra sitemizdeki içeriklere yorum göndermeniz mümkün olacak. Şimdilik gönderdiğiniz yorumlar sayfada görünmüyor.

Eminim sizler de, bir içeriğin altında yüzlerce yorum görmek yerine, seçilmiş, seviyeli, okunubilir uzunluktaki yazıları tercih edersiniz.

Durumdan dolayı özür diler, bilgilerinize sunarız.

UrlaOnline.Com

 Bugünkü gazetelerin 1. sayfaları...

URLA ŞİİRLERİ
Güneşi çağırdım

Az sonra gelecek    Urla 'nın sokak aralarında..

Ali TEKMİL

SIIR KÖSESI
SEVİLMEK İSTERİM
Ümran ÇETIN

  Atalay Ergezen ® 2006
  Reklam | İletişim | Künye
Site içeriğine katkıda bulunmak için tıklayınız.    Teknik soru ve önerileriniz için tıklayınız.