Advertisement
21 11 2008
 

Jeotermal sahipsiz mi? PDF Yazdır E-Posta
URLA - GÜLBAHÇE ALANINDA JEOTERMAL KAYNAK TESBİTİNDE
BUGÜNKÜ JEOFİZİK ARAŞTIRMALAR YETERLI Mİ ?

Doğa zekası jeotermal sular; ne yapıp edip bir yolunu bulup, yeraltından sızarak yeryüzüne çıkmayı akıl ediyor da,
bazen insanoğlu onu farkedecek aklın yolunu bulamıyor...
Ya da aklın yolunu bulanlar hemcinslerince yalnız bırakılıyor. Tıpkı, jeotermal kaynaklarımızın yalnız bırakılması gibi...

Yeryüzünde insanın akıl kanallarına inat, keyifle yatağından fışkırıp toprak üstüne yayılan jeotermal kaynak suların kendini vareden enerjisini görünce, yaşadığımız topraklarda bu değerli kaynağımızdan yüzde 80 oranında bile verim elde edemeyişimiz, henüz doğanın aklına, enerjisine erişilmediğinin göstergesi değil mi ?

Ülkemizde jeotermal potansiyelin yüzde kaçı enerji ve diğer kullanıma uygun alanlarda yararlı halde kullanılıyor ?
Bunun hesabını kitabını bir kez daha gündeme getirmekte fayda yok mu ?

Doğayı anlamak, onunla uyumlu yaşamak, ondan gelen işaretleri doğru algılayıp insan için yararlı kullanmak için ne yapmak lazım peki...
Harekete geçmek, sezgisel bilgiyi bilimsel bilgi yönünde önemsemek, verileri aklın yolunda kullanmak ve en önemlisi AKIL TAKIMI hatta YILDIZ TAKIMI kurmak gerekiyor. Ideallerinde inatçı, bilgiyle hareket eden, sabırlı, kararlı ve cesur.

Yeraltında keşfedilmeyi bekleyen yaşamımızın çeşitli alanlarda enerji kaynak sorununa faydalı olacak jeotermal sulara ulaşacak rezerv araştırma- sondaj çalışmaları kararlı, istikrarlı yoğun çabalara konu olmadıkça maalesef yeterli kaynak yoktur gibi yorumlar tartışmalar, polemikten öteye gitmeyen boşa kürek çekme hareketidir.

Türkiye'nin jeotermal enerjiden 8. Beş Yıllık Kalkınma Planında öngörülen yararlanma hedefleri, 2010 yılında 500 Mwe elektrik enerjisi, 500.000 (3500 Mwt) konut ve eşdeğeri alanlarda ısıtma, 895 Kaplıca ve diğerler alanlarda
kullanım kapasitesine ulaşmayı amaçlıyor.

Pekala, sadece Izmir bölgesinde mevcut jeotermal rezerv kapasitesinin yüzde
kaçını aktif olarak enerji, ısıtma, termal, seracılık ve diğer alanlarda kullanıyoruz? Belirgin kaplumbağa hızıyla, hedeflenen rakamlara bin yıl sonra mı ulaşacağız ?

Urla-Gülbahçe jeotermal rezerv araştırma çalışmalarının yürütücülüğünde önemli
rol oynayan İzmir YüksekTeknoloji Enstitüsü "Jeotermal Araştırma Geliştirme Merkez Müdürlüğü" gerek bilimsel araştırmalar, gerekse rezerv etüt çalışmalarının sürdürülmesine sınırlı çapta olanak tanıyan devlet maddi destekle şimdilik İYTE yakınlarında açılan sondaj kuyusundan elde edilen somut verileri ortaya koyabilmektedir. Üniversitelerimizde ilgili bilimsel sahalarda yapılan araştırmalar; farklı amaçlarda kullanıma uygun jeotermal rezerv potansiyelimiz konusunda son derece umut vadeden teorik öngörüleri açıklarken, geniş alan rezerv ve sondaj araştırmalar devlet desteği ile yaygınlaştırılmadıkça belki de varolan kaynak potansiyelimizi bile bile heba edip gideceğiz...

Izmir Türkiye'nin jeotermal kaynağının yüzde 65'ini kapsayan alan. Aynı alanda 12 bölgede jeotermal kaynağının varlığından bahsediliyor. Balçova başlı başına dünyada örnek, şu anda bölgenin konut ısıtma ihtiyacını sağlayan jeotermal ısı enerjisi üretim merkezlerinden birisi. Bununla beraber, Seferihisar yüksek potansiyelde jeotermal kaynağına sahip, ne yazık ki, henüz sondaj çalışmaları bile yeterli düzeyde başlatılmamış, ilgi ve alaka görmeyi bekleyen, 85 hatta 100 derecelerde jeotermal su ısısının tesbit edildiği kaynaklar bakımından fevkalade kıymetli bir alan...

Dikkat çekmeye çalıştığımız alan Urla-Gülbahçe alanı, henüz jeotermal araştırmaları açısından yoğun girişimlerin başlatılmadığı bir bölge. Özellikle EXPO 2015 uluslar arası fuarına aday ülke olarak hazırlıkların yürütüldüğü şu dönemde, ülkemizce seçilmiş ana tema “Sağlıklı Yaşamanın Yolları” ise, mevcut jeotermal kaynağımızın insan, toplum sağlığı ve ekonomik fayda açısından getireceği yararları da en etkin ve hızlı yoldan aktif kullanıma dönüştürmek mecburiyetinde değil isek, sağlık konusunu yaşam için ne kadar önemsemiş ve idealize etmiş sayılırız ?

Izmir- Urla-Gülbahçe alanında Izmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü yakınlarında Universite-DPT işbirliği ve MTA tarafından bir dönem önce yürütülen jeotermal rezerv- sondaj araştırma çalışmaları bize göre yarım kalmış çalışmalardır. O dönemde araştırma sonuçları ortalama 35-40 derecelik deniz suyu ile karışık bir jeotermal ısısı ortaya koysa bile acaba geniş alanda farklı bölgelerde yeterli JEOFIZIK YAPI - ALAN CALISMASI yapılmış mıdır ? Tüm yöre alanında yeterli jeofizik alan taraması yapılsa idi, şu anki verilerden daha yüksek ısıda jeotermal kaynak sulara ulaşmayacağımızı kim iddia edebilir ? Bu önemli geniş alan araştırma çalışmasının henüz yapılmadığı ortadadır.

Jeotermal rezerv araştırmalarında öncelikle yapılması gereken ilk iş ; bölgenin jeofizik yapısının jeotermal kaynakların tesbiti yönünde tüm detayları ile incelenmesi ve rezerv yataklarının gerçekçi verilerle tesbit edilmesidir...
Bu şekilde bilimsel bir çalışmanın ön gerekliliğini ortaya koyacak jeofizik alan taraması yapılmamış iken, bir tek sondaj kuyusundan elde edilen düşük ısı verisi, bilimsel ve pratik açıdan bölgenin potansiyel zenginliğini veya aksini ne
kadar gerçekçi yönde açıklar ?

Halihazırda hükümet çevresi, MTA kurumu, Büyükşehir yada Urla yerel yönetim ekibi, ilgili karar mercileri bugünkü durumda Urla yöresinde jeotermal enerji kaynaklarımız üzerinde ne yönde girişimler gösteriyor ? Yörenin jeotermal rezerv sahası tesbit çalışmaları ve sahalar üzerinde işletilebilir, potansiyeli tüm gerçek kapasitesiyle belirleyecek sondaj araştırmalar için ne kadar bütçe ayırıyor ve bu alanlara yatırımları öncelikli mesele olarak görüyor ? Bu meselenin üzerinde durmak, arzu edilen çalışmaların başlatılması için önemli harekettir.

Özellikle, zengin doğal kaynak hazinesi ülkemizin enerji kaynakları bakımından ihtiyaçları belirginken, yenilenebilir nitelikte, uygun teknolojik donanımla çevreye zararlı etkisi olmayan ve sağlıktan, ısıtmaya çok yönlü işleviyle ülke ve fert ekonomisine büyük fayda sağlayacak jeotermal sularımızın yeraltında uyur vaziyette bırakılmasına neden gösterilen gerekçeler ne kadar haklı gerekçeler oluyor ?

Seferihisar Bölgesi'nde varolan mevcut jeotermal sondaj kuyuların, rezerv yataklarının nasıl da kendi haline terk edildiğini de gördük. Varolan rezervler bu denli kaderine terkedilirse, rezerv yatakları yönünden büyük potansiyel vaadeden
Urla -Gülbahçe alanının ; devlet yatırımı açısından ne boyutta eksik kaldığını, harekete geçirilmediğini de farketmemek olası değil.

Urla - Gülbahçe alanında yoğun jeofizik araştırmaların başlatılması, verileri pratik sahada kanıtlayacak sondaj araştırma, arama çalışmalarına ivme sağlanması gerekiyor...Hükümet çevrelerine ve MTA'ya, Yerel Yönetime, jeotermal işletmelerine, üniversite çevrelerine ve en önemlisi bu konuda kamuoyu yaratması beklenen halkımıza sanıyorum büyük sorumluluk düşüyor...

Insan uyusa da su uyumuyor, o gene yatağını delip gene yeryüzüne ulaşıyor.

Bugün atılmayan adımlar, yarın ki neslimiz için son derece yorgun ve yaşam kalitesinden nasibini almayan bir gelecek bırakmak
demektir...Her atılan adım yarının temel taşıdır zira...Bugün burada ne ekersek, onu biçeceğiz…

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Güvenlik kodunu yanlış yazıp gönder tuşunu bastıysanız, yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.


Okunma: 3349 | E-Posta

İlk yorum
RSS yorumları

v.1.4.6

All right reserved

Yorum yaz (0 Yorumlar)

 
< Önceki   Sonraki >

Site yönetiminden yorum sistemi hakkında açıklama:

Sayın Ziyaretçimiz. 5 yıllık yayın süremiz boyunca yorum modülümüzün işleyişi sizlere duyduğumuz güvene göre şekillenmişti. Bu süre boyunca % 99 oranında genel kurallara uygun davranılması sitemizin onuru oldu. (Bildiğiniz gibi bir çok internet gazetesi, yorum için "üyelik şartı" koyuyor, ayrıca yayınlanmadan önce denetimden geçiriyor.) Ne var ki, ziyaretçi sayımızın her geçen gün yükselmesiyle birlikte, bizim -yayından sonra yaptığımız denetim- son aylarda çok zamanımızı almaya başladığı gibi, -bizim müdahalemize kadar- sıkıntı yaratabilecek iletiler gelmeye başladı.

Takdir edersiniz ki, internet bir özgürlük alanıdır ama bu özgürlük kanunlarla ve yayın politikası tercihleriyle sınırlıdır. Bizim adresimiz ve kimliğimiz açık, herkes tarafından bilinir iken, yayınımıza yorumlarıyla dahil olan kullanıcıların kimliklerini gizleyerek yaptıkları yorumların, hukuki ve manevi sonuçlarının site yönetiminin sırtında olduğunu vurgulamak isteriz.

Bu doğrultuda, gönderilen yorumlarda ip adresinin görünmesini sağladık. Yorum modülümüz üzerinde teknik çalışmamız devam ediyor. Sonradan müdahale yerine, yayından önce yönetici onayı istenecek biçimde sistemi tekrar düzenleyeceğiz. Bu düzenleme ve ek pratik/güvenli işleyişler hazırlandıktan sonra sitemizdeki içeriklere yorum göndermeniz mümkün olacak. Şimdilik gönderdiğiniz yorumlar sayfada görünmüyor.

Eminim sizler de, bir içeriğin altında yüzlerce yorum görmek yerine, seçilmiş, seviyeli, okunubilir uzunluktaki yazıları tercih edersiniz.

Durumdan dolayı özür diler, bilgilerinize sunarız.

UrlaOnline.Com

 Bugünkü gazetelerin 1. sayfaları...

URLA ŞİİRLERİ
Güneşi çağırdım

Az sonra gelecek    Urla 'nın sokak aralarında..

Ali TEKMİL

SIIR KÖSESI
SEVİLMEK İSTERİM
Ümran ÇETIN

Kimler Online
Şuan 12 konuk çevrimiçi
  Atalay Ergezen ® 2006
  Reklam | İletişim | Künye
Site içeriğine katkıda bulunmak için tıklayınız.    Teknik soru ve önerileriniz için tıklayınız.