|
Her gün yeni bir durum yaratan konular karşısında nasıl davranacağımızın disiplini yetmez; irade ve cesaret de gerekir. Yarın Fransız Parlamentosu, "Ermeni Soykırımı"nı reddetmeyi suç sayan yasayı onaylayacak. Bu yasanın bu kez parlamentodan geçişine kesin gözü ile bakılıyor. Türkiye'nin tavrı nedir?
Basına yansıyanlara bakarsanız, Türkiye yüksek düzeyde temaslarda bulunmuştur. Cumhurbaşkanı, başbakan ve dışişleri bakanı, Fransız meslektaşları ile yaptıkları temaslarda konunun üzerinde durmuşlar ve tasarının yasalaşmasını engellemeye çalışmışlardır.
AB İLKELERİ Öte yandan ilk kez AB yetkilileri Türkiye'ye arka çıkmış ve Fransız parlamentosunun alacağı kararın AB ilkelerine aykırı olduğunu dillendirmişlerdir. Açıkçası Fransa'yı suçlamışlardır. Buraya kadar olanlar dış politika gerçekleri yönünden yorumlandığında doğru ve isabetli temasları ifade etmekte... İşin bir de fanteziye kaçan tavırları var. Örneğin Adalet Komisyonu Başkanı, Cezayir katliamıyla ilgili yasa tasarılarını birleştirip komisyon gündemine almış. Böylece, Fransızların Cezayir'de katliam yapmadıklarını söyleyenleri cezalandırıp hapse atacağız. Adana Belediye Başkanı Aytaç Durak'ın Adana'ya "Cezayir Katliamı" anıtı dikmesi için belediye meclisinden karar çıkarmasını televizyon izledik. Oybirliği ile karar aldırdı. Yakında yarışma açıp heykel taslaklarını inceleyeceğiz. Aynı uygulama Anakara'da yapılacak. Bunun moda olup Anadolu'da en küçük belediyede bile uygulanmak isteneceğini bekleyebiliriz.
SAĞLIKLI DEĞİL Doğrusunu isterseniz bu türdeki fantezileri konuyu sağlıklı izlediğimiz yönünde görüşler ve öneriler olarak değerlendirmiyorum. Ama bu kadar hassas bir konuda böyle fantezilerin de ortaya çıkabileceğini doğal sayıyorum. Lakin bilelim ki bunlar ne Fransızların, ne Ermenilerin canını yakacak şeyler değildir. Bu tür uygulamalarla uslanmazlar; aksine umursamazlar bile... Eğer fantezi ile bir sonuç alacağımıza inanıyorsak bir önerim var: Yarın TBMM açılınca oturumu yönetecek olan Başkan vekili, Cezayir katliamında şehit edilenlerin hatıralarını taziz etmek üzere bütün milletvekillerini bir dakika saygı duruşuna çağırabilir.
CAN YAKACAK ADIM İlk can yakacak adımı Tayip Bey attı. Fransız işadamlarına Türkiye ile ilişkilerde ciddi zorluklarla karşılaşacaklarını açıkça söyledi. Sesinin tonundan, jestlerine, mimiklerine, kadar her hareketinde ölçülü bir "Kasımpaşalık" vardı. Doğrusu, ana muhalefet ile tali muhalefetin de bu önlemleri aynen desteklediklerini açıklamalarını ve bir Meclis bütünlüğü örneği sergilemelerini isterdim. CHP'nin diplomat kökenli iki milletvekili Onur Öymen ve Şükrü Elekdağ ortak basın toplantısında konunun önemli noktalarına temas ettiler. Keşke bunu iki milletvekili açıklaması değil de CHP Grup kararı tebliği şeklinde yapabilselerdi... Tayip Beyin konuşmasını bugüne kadar bu konuda atılmış en önemli adım olarak görüyorum. Tabii ki, söylediklerinin en kısa sürede uygulamaya konulması kendisinin kararlılığını ve inandırıcılığını ispatlayacaktır. Böyle bir ispatlamanın hem iç, hem dış siyaset açısından önemi ve değeri vardır. Fransa ile bütün ticari ilişkileri hemen kesmelidir. Büyük ihalelerden çıkarıldıklarını bizzat başbakan açıklamalıdır. Türkiye'de, hem Ermenistan'dan, hem Fransa'dan daha rahat koşullarda ikamet eden 70 bin kaçak Ermeni hemen ülkelerine gönderilmelidir. İlter Türkmen önemli bir noktaya işaret etmiştir: Fransa'nın Adana Maraş bölgesine getirdiği Ermeni lejyonunun bu bölgede yaptığı katliamın bütün belgeleri arşivlerdedir. Bunların sergilenmesi sağlanmalıdır. Karar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine götürülmelidir. Sonuç belki zaman alabilir; ama yasanın iptila edileceği muhakkaktır. Böyle bir kararın çıkarılması Paris'i fethetmek gibi zevk vericidir.
Kaynak: Yeni Asır
http://www.yeniasir.com.tr/ya2006/10/12/index.php3?kat=ana&sayfa=ykarakoyunlu&bolum=yazarlar Okunma: 1025 | E-Posta
v.1.4.6 All right reserved Yorum yaz (0 Yorumlar) |