| Kağnı hızında ulaşım |
|
|
|
|
SANAYİ VE TEKNOLOJİK GELİŞİM İDEALI KAĞNI HIZINDA TOPLU TAŞIM ARAÇLARIYLA MÜMKÜN MÜ ? Birey ve kitlelerin mekansal noktalar arasında yaşamsal hareketliliğini sağlayan deniz, hava veya karadan ulaşım yollarına dönük hizmetler teknolojik olanaklarla tasarlanıp, kullanıcılarına zorunlu ücretlendirme karşılığı sunuluyorsa, bu noktada,sosyal devlet, hukuk toplumu, bireyin temel kamusal hakları gibi kavramların ne kadar yaşama eçirilip geçirilmediği sorgulanır. Insanın ; kurallar ve kurumlarıyla yapılandırdığı toplumsal sistem içinde, merkezi ya da yerel yönetimlerce yapılandırılan özellikle karadan ulaşım yollarının kapısı vatandaşa para karşılığı açılıyorsa "PARAYI BASTIRAN DUDUGU CALAR " gibi bir zihniyetin sosyal devlet anlayışıyla ne kadar çeliştiği açığa çıkar. Bir yerden bir yere ulaşmak için vatandaş parayı verip o meşhur düdüğü çalamadığında ; kısıtlı birey hakları yüzünden değerli zamanın çar- çur edilmesi, çevresel, sosyal, mesleki açıdan bireyin aktivite maduriyeti yaşaması gündeme gelir, ki bu sorunlar da toplumsal üretim açmazı yaratır. İzmir Merkez ve Urla alanını bağlayan gişeli, ücretli, parasız geçiş hakkı tanımayan meşhur yolun kullanıcı profili, sadece lüks oto kullanıcılarından ibaret değildir. Otoban yolunu kullanarak, iş ve eğitim zamanını en etkin şekilde değerlendirme çabasını veren binlerce İYTE'li yüksek öğrenim öğrencisi, binlerce bilimadamı ve kamu çalışanı ihtiyaçlarının da bunda böyle yerel yönetimlerce öncelikli kamusal hizmet alanı içinde tanımlanması gerekiyor. Yerel Yönetimlerde uygulamaya geçen "Pergel Yasası" na göre, geçen yıldan beri Urla - Gülbahçe alanı Izmir Büyükşehir Belediyesinin hizmet alanı sınırları dahilindedir. Bu durumda, kent içinde paralı oto-yol uygulaması , bireyin kamusal haklarını göz ardı etme anlamını taşır. Birinci alternatif yol ; yoğun trafik akışının seyrettiği, dar ve zaman yönetimi açısından elverişsiz, üniversite-kampüs ve şehir merkezi arasındaki mesafeyi dur-kalk sisteminde dolmuş taşımacılığı ile bir saatlik süreye çıkaran Narlıdere, Güzelbahçe - Urla ve Gülbahçe-İYTE sahil boyu yol güzergahıdır. İkinci alternatif yol : Paranız varsa, eh artık bir de özel otonuz varsa, her yıl paşa paşa taşıt vergilerini ödediğiniz araçlarınızla ancak parayı bastırıp geçmeniz gereken üst otoban yol güzergahıdır. Pekala, şimdiye değin Urla-Kampüs ve Üçkuyular arasında sahil yolundan saatte bir hizmet veren dolmuş taşımacılığı dışında, İYTE yurt öğrencilerine, kampüste görevlilere 24 saat süre boyunca Belediyeye ait toplu taşıma hizmeti sunuldu mu ? 21.yy da bunun cevabı memnuniyetle "evet" olmalıyken, ne yazık ki hala çözülemedi... Ülkemize, topluma hizmet amacıyla hergün kampüs ve kent merkezi arasında hareket eden İYTE'lilere, kampüs seferi yapan tek bir toplu taşım aracıyla ulaşım hizmeti verilmemiş olması, binlerce kampüs nüfusunun sadece sabah-akşam birkezlik servis olanakları dışında ulaşım maduriyeti yaşamasına neden olmaktadır. Bu durum da, üretim ve zaman yönetimi açısından bireyden beklenen verimliliği son derece kaygılı, sorunlu, açmaz hale getirmektedir. Ülkenin en büyük sanayi ve bilimsel gelişimine kapı açacak bilim yuvası İYTE'nin ulaşım ve mesafe sorunlarını sorun çözücü zihin kapılarıyla açmak gerekiyor. Belediye sınırları içinde olan, Urla-Gülbahçe ve Izmir-Merkez arası otobanın ücretli olması, öğrencilere, halka sunulan ulaşım hizmetinin daha pahallıya malolması anlamına gelmez mi ? Bugün eğitim gören öğrenciler ; sosyal devlet anlayışının sağlayacağı maddi manevi yardımlarla desteklenme ihtiyacında. Ulaşım sorunları ile zaman yönetimi ve verimliliği yönünden kısıtlanan gelecek neslimizin yaşam şartlarını kolaylaştırmakla ancak sosyal adalet ilkelerine inanmışlık kanıtlanabilir. İYTE devlet üniversitesidir. Topluma hizmet üreten, bordrolu vergi mükellefi , vergisini peşin ödeyen kamu çalışanlarının daha ucuz, hızlı, güvenli ulaşım Yüzümüzü aynaya dönerek tekrar düşünelim...Hangi ideali savunurken, idealin önünü kesen hangi sorunları yaratıyoruz, ya da önünü açıyoruz ? Ulaşım yol ve hizmetleri 21.yy' ın bilgi,enformasyon çağının gereklerine uyarlanmalıdır. Halktan, eğitimciden, üreticiden, gelecek neslimizden, bugünün gençlerinden topyekün verim bekleniyorsa, ki bir ülkenin gelişimi ancak topyekün ve eşgüdümlü iletişimi, ulaşımı, koordinasyonu gerektirir, şu haliyle bir büyük eğitim kurumuna uzanan otobanın gişe kapılarını paralı geçişten muaf tutarak, seri, hızlı, ucuz toplu taşım hizmetlerine ve halk servisine açma gayretinde bulunalım. Bu konuda yönetsel çabaları ortaya koyalım. Toplumsal yarar ve kamusal hizmetlerde verimlilik bu çabayı gerektirir. Yaşadığımız çağın gereksinimleri yanında insan olgusunun temel üretim kaynağı olma gerçeği, ortak aklı verimlilik yolunda uygulamayı zorunlu tutar. Bir yanda teknolojik gelişim ideali ve parametreleri, bir yanda kağnı hızında alt yol toplu taşım hizmetleri...Teknolojik gelişim unsurları ile insan hareket alanının donanımı birbirine ters düşüyorsa üretimde hangi üst seviyeyi yakalalayacağız ? Sunulan ulaşım alternatiflerine, toplu taşım araçlarının seyrine bakalım, geleceğin nasıl kurgulandığını daha cabuk farkederiz. Gerçekleri görelim ve bu yönde iyileştirme tedbirlerini alalım... Nergis Turan 18.11.2006 Yorum yaz
Okunma: 2118 | E-Posta
|
||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








.jpg)












