| LİMANTEPE 2005 BASIN BÜLTENİ |
|
|
|
|
Proje kapsamında İzmir Körfezi’nin güneyinde, Urla’nın İskele Mahalesi’nde yer alan Liman Tepe’de 1992 yılında başlatılan kazı ve araştırmalar günümüzde de devam etmektedir. Bu çalışmalar sonucunda Liman Tepe’nin Neolitik Çağ’dan (M.Ö. 6. bin) itibaren Roma Dönemi sonuna kadar kesintisiz olarak iskân edildiği görülmektedir. Liman Tepe’de 2005 yılı kazı çalışmaları kara ve deniz olmak üzere iki ayrı alanda yürütülecektir. Karadaki kazı çalışmalarında Geç Kalkolitik Çağ tabakasının (M.Ö. 4. bin) kapsamlı şekilde araştırılması ve ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. Höyükte su seviyesinin yüksek olması nedeniyle bu kültür katı kısıtlı bir alanda araştırılmıştır. 2004 yılında yerleşimin kuzey kısmında yapılan kazılarda daha detaylı bir şekilde incelenen Geç Kalkolitik Çağ yerleşimine ait çeşitli madeni eserler bu çağda maden teknolojisinde meydana gelen ilerlemelere ışık tutmaktadır. Kara çalışmalarının ikinci bölümünü ise Erken Tunç Çağı I (M.Ö. 3. binin başı) savunma sisteminin ve kent kapısının açığa çıkartılması oluşturmaktadır. Bu dönemde yerleşim anıtsal bir surla sınırlandırılmış insulalardan oluşan gelişmiş bir yerleşim modeli ortaya koymaktadır. Söz konusu sur sistemi üzerinde yer alan ve geçtiğimiz yıl kısmen incelenen kent kapısının tamamı bu yıl açığa çıkartılacaktır. 2000 yılından itibaren İsrail Hayfa Üniversitesi ile ortak su altı çalışmaları yürütülmektedir. Beş yıldır aralıksız olarak sürdürülen su altı çalışmalarında geçtiğimiz yıllarda olduğu üzere Erken Tunç Çağı II (M.Ö. 3. binin ortası) dönemine tarihlendirilen liman tesisi incelenecektir. Ege’de Erken Tunç Çağı II dönemi, uluslararası iletişim ağlarının yoğunlaştığı bir dönemdir. Erken Tunç Çağı II döneminde etrafı at-nalı şeklinde bastiyonlarla kuvvetlendirilmiş güçlü bir sur sistemi ile çevrili olan Liman Tepe yerleşimi surlar dışına da taşarak bölgenin önemli bir ticari, ekonomik ve siyasal merkezi haline gelmiştir. Liman Tepe’nin surlar dışı yerleşimi bu dönem için Anadolu’da tek kanıtlanmış örneği oluşturmaktadır. Bugüne kadar gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda Liman Tepe’nin, dünyanın en eski liman tesislerine ev sahipliği yaptığı da tespit edilmiştir. Erken Tunç Çağı’ndan itibaren deniz seviyesinde meydana gelen yükselme sonucu, Liman Tepe’nin kuzey sur duvarı ve yerleşmenin bir kısmı sular altında kalmıştır. Sur duvarına bağlantılı olarak kuzeybatıya doğru gelişen ve uzunluğu neredeyse 100 metreye varan bir dalgakıran su altında gerçekleştirdiğimiz araştırmalar sonucu belirlenmiştir. Bu bulgu da, Liman Tepe’deki buluntularla da desteklenen, deniz ticaretinin yerleşimin hayatında büyük bir rol oynadığının açık bir kanıtıdır. Ağustos ayı sonu itibariyle başlayacak su altı çalışmaları yine bu yılda, Hayfa Üniversitesi ile ortaklaşa yürütülecektir. Gene bu bağlamda önceki yıllarda su altında yürütülen çalışmalar esnasında liman içerisinde saptanan ve kayıt altına alınan Osmanlı batığının dökümantasyon ve kazı çalışmalarına başlanması planlanmaktadır. Kazı çalışmalarının yanı sıra su altı araştırmalarının daha hızlı ve ileriye dönük olarak yürütülebilmesi amacıyla Ankara Üniversitesi bünyesinde bir sualtı araştırma merkezi kurma yoluna gidilmiştir. Kısa adı ANKÜSAM olan “Ankara Üniversitesi Su altı Arkeolojik Araştırmalar Merkezi” 2005 yılı itibariyle resmen kurulmuştur. Su altına yönelik olan bütün çalışmalar, 25 uzman arkeologdan oluşan sualtı araştırma ekibi ile ekibe ait muhtelif teknik donanım ve ekipmanlar merkez bünyesinde toplanmıştır. Ankara Üniversitesi Sualtı Arkeolojik Araştırmalar Merkezi bünyesinde başlatılan yeniden yapılanma çalışmaları ile söz konusu merkezin altyapısı hızla tamamlanmaktadır. Merkez kuruluş tüzüğü ve çalışma alanları olarak Türkiye’de bir ilki oluşturmaktadır. ANKÜSAM’ın çalışma alanları alışılageldiği gibi batık aramaya, ya da kurtarmaya yönelik değildir. Liman Tepe örneğinde olduğu gibi su altında kalmış olan yerleşim ve liman tesislerinin yanı sıra denizle ilişkili olan kültürleri ve bu kültürlere ait yerleşim yerlerinin interdisipliner bir çerçevede tespit edilerek, kültürlerin deniz aşırı ilişkilerini araştırarak bunların tanıtılması, korunması ve yayınlanması merkezimizin çalışma alanlarını oluşturmaktadır. 2005 yılı kazı ve araştırmalarının bir bölümünü ise mimari restorasyon çalışmaları oluşturmaktadır. “Arkeolojik Kazılarda ve Kazı Alanlarında Düzenleme, Restorasyon, Konservasyon Proje ve Uygulamalarda Usul ve Esaslara İlişkin Yönerge” kapsamında yerleşimde bugüne kadar açığa çıkarılan en eski mimari özelliği oluşturan Kalkolitik Çağ’a ait tek yapının bir örnek olarak koruma altına alınması ve sağlamlaştırılması gerekmektedir. Bu nedenle yapılacak çalışmaların sürekliliğini sağlamak amacıyla üstü portatif bir çatıyla kapatılacaktır. Bunun yanı sıra Erken Tunç Çağı I savunma sistemini oluşturan sur duvarı sağlamlaştırılarak, anıtsal kapısı portatif bir örtüyle kapatılacaktır. Ayrıca Erken Tunç Çağı II’ye tarihlenen savunma sistemine ait kulenin çökmesini önlemek amacıyla daha önceki yıllarda batı ve güney kısmına uygulanan dayanıklı dolgu malzemesi aktarımı, 2005 yılında kulenin doğu ve güney doğu kenarlarına uygulanacaktır. Daha eski tabakalara inebilmek amacıyla Liman Tepe’de yükseklikleri 7 m ye varan kazı alanları açılmıştır. Kazı alanların kenarlarında toprağın yumuşaklığı nedeniyle çöküntüler meydana gelmekte, bu durum özellikle ziyaretçiler açısından tehlike oluşturmaktadır. Bu tehlikeli durumu önleme amacıyla 2005 yılında seyir platformları yapılacaktır. Bu seyir platformlarına ayrıca Türkçe ve İngilizce yönlendirme panoları konacaktır Prof. Dr. Hayat ERKANAL Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Yorum yaz
Okunma: 5021 | E-Posta
|
||||||||||||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








.jpg)












