Advertisement
08 01 2009
 
Sahibinden satılık 2. el 2 adet P4 bilgisayar... 1.8 ghz işlemci, 300 gb hd, 17" lcd monitör... Tüm donanım sorunsuz çalışır durumda... Detaylar için ziyaret ediniz...
Defne 'nin mitolojik öyküsü PDF Yazdır E-Posta

-Defne (Lourus nobilis) bitkisi yurdumuzda Batı ve Orta Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz Bölgelerinde 600-800 rakıma kadar olan kesimlerde SUBTROPİK iklimin hüküm sürdüğü sahalarda yayılış gösterir.

-Defne ağacı 5-10 metre kadar boylanabilen dalları gövde ile dar açı yapan ve genellikle 5-10 cm uzunluğunda, 4 cm eninde eliptik yapraklara sahiptir. Defne ağacı bol miktarda kök ve kütük sürgünü verme özelliğindedir. Yaprakların üst yüzleri parlak, koyu yeşil; alt yüzeyleri ise, mat yeşil renktedir. Gıda, parfümeri, içki ve deri sanayiinde bol miktarda kullanılır. Beyazımtırak renkteki odununun mukavemeti azdır.

-Lauraceae familyası üyelerine verilen isimdir..çok uzun yıllar yaşama özelliğine sahip her dem yeşil ağaçlardır..akdeniz kıyılarında çok eski zamanlardan kalma devasa boyutta olanlarına bolca rastlanır..kurutularak saklanan yaprağı her türlü et yemeğine lezzet katar

- Baharda beyaz çiçekler açan,yaprakları hep yeşil kalan ve çok güsel kokulu olması nedeniyle bazı yemeklerde tad vermesi için kullanılan bir ağaç.

-6-18 m yüksekliginde, yuvarlak tepeli ve sik dalli bir agaç veya agaççiktir. almasik sapin iki yaninda karsilikli degil de aralikli olarak bir sagda, bir solda bitmis yapraklar seklinde dizilmis, 7.5-10 cm uzunlugundaki yapraklar oval biçimli, donuk renkli derimsi ve sert kenarlari da genellikle dalgalidir. bitkinin sarimsi veya yesilimsi beyaz renkte küçük çiçekleri, olgunlastiginda rengi koyu mora dönen tek tohumlu, etli meyveleri vardir. Türkiye’de yetistigi yerler: bütün akdeniz çevresi, özellikle nemli bogazlar. vatani anadolu’dur.

-Kullanildigi yerler: bitkinin kullanilan kismi yaprak ve meyveleridir. yapraklari uçucu yag yönünden zengindir. baharat olarak kullanilir. defne meyvelerinde de uçucu yag ve diger yaglar, aci maddeler bulunur. meyveleri midevî ve sinir agrilarina karsi kullanilir. meyve yapraklarindan elde edilen yag cildi tahris edici merhemlerin içine konur. ayni maksat için veteriner hekimlikte de, bundan baska sabun ve sampuanlara koku vermek için de kullanilir. ayrica, ates düsürücü, terletici, istah açici, ve hazmi kolaylastirici özellikleri bilinmektedir. hamilelerin kullanmasi tavsiye edilmemistir.

- Tarihte Batı Anadolu uygarlıklarında, özel günlerin vazgeçilmez kostümüdür. Bol yapraklı defne filizleri birbirlerine sarılarak taç haline getirilir, başa takılırdı...

- Tarih boyunca tanrı Apollon ve Daphne konulu bir çok resim, heykel ve minyatür yapılmıştır.


 

Apollon ve Defne destanı

Destana göre, Yunan Deniz Tanrısı Peneus'un kızı Daphne'ye, Apollon aşık olmuştur. Daphne'ye umutsuzca aşık olmasının nedeni, aşk tanrısı Eros'un oklarından birine hedef olmasıdır.

Apollon aslında çok iyi bir okçudur ve kendiyle övünmeyi çok sever. Birgün kendisi gibi iyi bir okçu olan Afrodit'in oğlu genç Eros ile karşılaşır ve onun okçuluk kabiliyeti ile ilgili alaycı sözler söyler. Buna karşılık, Eros öç almak ister ve iki ok hazırlar. Biri altın suyuna batırılmıştır ve saplandığı kişiye tutku ve sonsuz aşk verecektir. Diğer ok ise saplandığı kişiyi aşk ve tutkudan tamamen uzaklaştıracaktır. Altın ok Apollon'un kalbine saplanır ve Daphne'ye umutsuzca aşık olur. Fakat ne yazık ki diğer ok Daphne'nin kalbine saplanmıştır. Daphne, Apollon'dan sürekli kaçar ve aşkını reddeder.

Bir gün Daphne yine kaçarken Apollon'a yakalanır ve babası Yunan Deniz Tanrısı Peneus'dan yardım ister. Peneus, Daphne'yi Defne ağacına dönüştürür ve Daphne sonsuza dek Defne ağacı olarak kalır.

Apollon ise, Defne ağacından aldığı yapraklarla kendine bir taç yapar ve bu tacı başından hiç çıkartmaz. Tüm Apollon heykellerinin başında gördüğümüz Defne yapraklarından yapılmış tacın sebebi budur.

Apollo and Daphne isimli heykeli ünlü heykeltıraş Gian Lorenzo Bernini'nin en tanınmış eserlerindendir.

 

Melih Cevdet Anday'ın destan anlatımı ise şöyle:

DEFNE İLE TANRI


Eskiden çok eskiden yeryüzünde
Güzelliği dillere destan
Bir su perisi vardı adı Defne
Upuzun saçları altın sarısıydı
Dolaşırdı kuytu ormanlarda bütün gün
Defne ırmak tanrısının kızıydı
Babası Pene derdi ki, kızım
Sen bana bir damat borçlusun
Sen bana bir torun borçlusun
Defne dedi ki babacığım
Beni zorlama ne olursun
Bırak beni kız kalayım ne olursun


Sıram boynu büyük yavuklu
Bekleyedursun bir ayında
Defne başıboş gönlü özgür
İnatçı, hırçın ve gururlu
Koşup dururdu ormanda
“ benim geyiğim sen, kuzum sen
Benim biricik güvercinim sen
Kuzu kurttan korkar, geyik aslandan
Güvercin kartaldan kaçar
Ben sana acı vermek istemem
Ayaklarını kanatmasın çalılar
Yavaşla biraz düşeceksin
Geçtiğin keçi yolları dar
Dur hele kaçma benden
Sevgimdir seni kovalayan…”

Daha sözünü bitirmeden avcı
Korkak adımlarla uzaklaştı Defne
Kaçarken daha bir güzelleşti de
Ardında tir tir titreyen avcı
Tavşan kovalayan hırslı bir tazı
Gibi düştü Defne’nin peşine.
“ Ben de yılmadan kovalayacağım
Büyülediğin kimmiş öğren
Ben ne bir dağlı ne bir çobanım
Oklardan sakınılmaz tanrıyım
Koca Zeus’tur babam
Geçmişi, bugünü, geleceği
Benimle bildi herkes, benimle bilir
Saz tellerine ben verdim seslerini
İlaçlar yaptım yabanıl otlardan
Ama bana çare değil şimdi hiçbiri
Kimden kaçıyorsun öyle sen
Asıl sensin benim avcım
Beni sen vurdun can evimden”.
Tavşan koşuyor, durmadan koşuyordu
Ardında av köpeği ter içinde
Boynunu uzatmış, yetişmek üzere
Birinde umut vardı, birinde korku
Tavşan ensesinde nefesler duyuyordu
Çünkü ışık gibi saran tanrıyı
Sevinin kanatlarıydı.
Gücü kalmamıştı artık Defne’nin
Koşamıyordu kaçamıyordu
Sapsarı, yalvardı babasına
Pene’nin suları üstünde gezdirip gözlerini
Cezasını çekiyorum güzelliğimin
Irmakların gücü de sen gibi tanrısalsa
Ne yap yap değiştir beni
Başka bir biçime koy baba”.
Yalvarması daha bitmemişti ki
Bir gevşeklik sardı her yerini
Örtüldü göğüs yaprakla
Kolları, saçları dal oluverdi.
Avcı kollarına aldığı zaman
Kalbi çarpıyordu Defne’nin
Taze yaprakların altından.
Yazık dedi tanrı çok yazık
Saramadan yitirdim seni
Bari benim ağacım ol da
Yaprakların çelenk olsun kahramanlara
Ezgilerde, türkülerde anılsın bundan sonra
Yan yana adlarımız
Yazık dedi tanrı çok yazık.

Melih Cevdet Anday

 
< Önceki   Sonraki >

 Bugünkü gazetelerin 1. sayfaları...

URLA ŞİİRLERİ
Güneşi çağırdım

Az sonra gelecek    Urla 'nın sokak aralarında..

Ali TEKMİL

SIIR KÖSESI
SEVİLMEK İSTERİM
Ümran ÇETIN

  Atalay Ergezen ® 2006
  Reklam | İletişim | Künye
Site içeriğine katkıda bulunmak için tıklayınız.    Teknik soru ve önerileriniz için tıklayınız.