| KÖY ENSTİTÜLERİ |
|
|
|
|
KÖY ENSTİTÜLERİ “Köy Enstitüleri” yarım kalmış bir mucizenin, bir büyük hayal kırıklığının hikâyesi...”
Bu Hafta Köy Enstitülerinin Kuruluş yıldönümünü kutluyoruz..
Can Dündarın Köy Enstitüleri kitabını bugünlerde tekrar okumaya başladığımda; Köy Enstitülü olmayan,Köy Enstitülü bir Yakını Olmayan,Köy Enstitüleri mucizesini Yaşamayan ama,Kumpas tutmasını bilmeyen Mühendis,Nota Bilmez Müzikçiler,Dilekçe yazmasını bilmez üniversite Mezunlarının çokçalandığı günümüz Türkiyesinde Yeniden Köy Enstitüleri hayalleri kuran ben, Biraz ansiklopedik bilgilendirme gibi olsada ,Köy Enstitülerini yazmak ve yeniden Köy enstitüleri düşüncesini anımsatmak istedim. Bu günlerde çevrenizde Köy Enstitüleri ile ilgili çokça karşılaşacağınız etkinliklere katılın,bulabildiğiniz tüm yayınları okuyun,Yeniden Köy Enstitülerini yaşatmak isteyenler olduğunu göreceksiniz sizde içinde yer alın istiyorum sevgili dostlar, Otlar, böcekler gibiydik bozkırda Acılarda gökyüzü kadardık Bizden geçerdi zamanın karanlığı Yorgun öküzler, kara sabanlarla Unutulmuş unutulmuş unutulmuş köylerdik …. Komadı karanlığın ağaları Halk uyansın, ülke çiçeğe dursun Komadı aydınlıktan korkanlar Terledin dayattın bizim için Hey Cılavuzlar, Kepirler, Hasanoğlanlar Mehmet Başaran “Tonguç Baba”Şiirinden KÖY ENSTİTÜLERİNİN KURULUŞU Yaşamını eğitime adamış, eğitimci Hasan Âli Yücel , milli eğitimde devrim niteliğinde projeler gerçekleştirdi. Milli Eğitim Şûrası'nda Köy Enstitüleri projesini tartışmaya açan Yücel, yasa taslağı hazırlatarak ülkeyi, tarım koşullarına göre her bölge 3-4 ili kapsayacak şekilde 21 bölgeye ayırdı. Bu ayrımda, ulaşım nedeniyle tren istasyonlarına yakınlık, ancak şehirlere uzak köyler tercih edildi. Projenin uygulanması ve geliştirilmesi amacıyla Yücel, İsmail Hakkı Tonguç 'u görevlendirdi. Tonguç, bu amaçla İsveç ve Alman eğitimbilimcilerin, yoksul çocukların topluma kazandırılması ve okutulması konularındaki kitaplarını Türkçeye tercüme etti. 1940'ta yaşama geçirilen Enstitülerde, ''bilgi'' yi ''iş'' e dönüştürecek bir eğitim sistemi öngörülüyordu. Ulaşılmak istenen hedef, Atatürk'ün halkçılık ilkelerine uygun olarak, geniş halk kitlelerinin eğitim düzeyini yükseltmek, böylece reformların yerleşmesi için gerekli koşulları yaratmak, halkın politik, ekonomik ve kültürel yaşama aktif olarak katılmasını sağlamak ve aynı zamanda kendi hakları konusunda bilinçlendirmektir İklimsel ve coğrafik özelliklerden doğal yapılara, yaşam öykülerini süsleyen isimlerin oluşturduğu bakir yerlere,yöresel ve bölgesel kültürel özelliklere kadar her şey dikkate alınarak, bölge halkının o andaki ve daha sonraki ekonomik yaşam ve yapıları da kurgulanarak yapılan seçimlerle kurulan Köy Enstitüleri;. AKSU, AKÇADAĞ, AKPINAR, ARİFİYE, BEŞİKDÜZÜ, CILAVUZ, ÇİFTELER, DİCLE, DÜZİÇİ, ERNİS, GÖNEN, GÖLKÖY, HASANOĞLAN, İVRİZ, KEPİRTEPE, KIZILÇULLU, ORTAKLAR, PAZARÖREN, PULUR, SAVAŞTEPE ve YILDIZELİ.dir. YAPILANLAR; Köy Enstitüleri'yle köylerde okuma-yazma öğretebilmenin yanında, modern tarım teknikleri, marangozluk, sağlık, müzik, spor gibi birçok alanda yol gösterecek ve bu alanlarda bilgi birikimi sahibi öğretmenlerin görevlendirilmesi hedeflendi. Öğretmen adayları, iş içinde çalışarak hem kendi barınaklarını, dersliklerini ve diğer gereksinimlerini, çalışma yerlerini yapmışlar; hem de gereken genel kültür ile meslekî bilgileri ve tarım çalışmaları yaparak köy için gerekli olan beceriyi kazanmışlardır. Her öğrencinin yılda 25 kitabı okuma zorunluluğunun olduğu ,Köy Enstitülerinde eğitimin yüzde 25'ini uygulamalı tarım dersleri oluşturuyordu. Eğitim araştırmacılarının yıllarca üzerinde durduğu ''uygulamalı eğitim'' , Köy Enstitülerinin eğitim işlevinin ayrılmaz bir parçasıydı. Teknik eğitim de enstitülerin derslerinin yüzde 25'ini oluşturuyordu. Bu eğitim kapsamında erkek öğrencilere yapı, demir, marangozluk işlerinde; kız öğrencilere ise biçki-dikiş, elişi, yemek vb. işkollarında eğitim veriliyordu. Kısacası enstitü öğrencileri ''yaparak, yaşayarak, uygulayarak'' öğreniyorlardı. Enstitü öğrencileri eğitim gördükleri bölgenin koşullarına uygun olarak arıcılık, balıkçılık, hayvancılık gibi çeşitli alanlarda da bilgi sahibi oluyor; bölge özelliklerine göre sebze ve meyve üretimi yapabiliyorlardı. Öğrenilen zirai tekniklerle elde edilen ürünlerin bir kısmını ''üretenler tüketiyor'' , kalanı ise değerlendirilerek gelir elde edilmesi, projenin özünü oluşturuyordu.İsteğe bağlı olarak öğrencilere donanımlı müzik öğretmenleri tarafından keman, mandolin, akordeon, bağlama ve saz dersleri de verilirdi. Ülkenin en ücra köşeleri olan köylerde ''yerel önder aydınlar'' yetiştirilmesi amaçlanan ,''Demokrasiye sahip çıkacak ve genç Cumhuriyetin devrimci kadrolarını genişletecek'' , ulusal ve devrimci niteliğiyle öne çıkarak ''köyü ve köylüyü aydınlığa ulaştırma çabası ve sorumluluğu içinde eğitim veren Köy Enstitüleri'' 14 yıllık aydınlanma savaşının ardından bilinçli bir politika izlenerek 1954 yılında kapatıldı
EKMEK VE DÜNYA KLASİKLERİ
KÖY ENSTİTÜLERİ’nin başardıklarını şöyle özetleyebiliriz: - Yüzyıllardır biriken feodal toplumun üretim ve yaşam biçimini HAYAL DEVAM EDİYOR OLSAYDI… İşlenilmemiş toprak, kullanılmamış su, okumayan çocuk ve genç, üretim yapmayan fabrika kalır mıydı? Özelleştirme diye bir mirasyedilik veya ver kurtul yaşanırmıydı? Siyaset hep Yeteneksizlerin yaptığı bir şeymi olurdu? Ürediğimizden fazla Üretirmiydik yoksa? Doğduğu yerde doymayanların yarattığı Varoş kelimesini biliyor olur muyduk Ülke kaynaklarından en çok payı gene teröremi harcardık:? Gelişmişliğini, kalkınmışlığını sağlamış köyler boşalırmıydı? Ya da köyden kente göç ihtiyacı? Töre cinayetleri ya da berdelleri mi okurduk gazetelerin üçüncü sayfalarında? Yolsuzluk, hırsızlık, gasp gibi toplumsal yaralar mı açılırdı zihinlerde? Paralı eğitime gerek mi kalırdı? Ya da eğitimde uçurum yaratan dershanelere? Ulusal kültürümüze ve değerlerimize sahip çıkmalıyız diye haykırmamıza ne lüzum kalırdı? Zaten kültürümüzü yitirip yabancılaşmamış olurduk. Demokratik kültürden, bilim ve bilimsel düşünceden yana olmayan her birey ve kurum “ Köy Enstitü”lerinin ortadan kaldıranlar kadar birinci derecede sorumluluk sahibidir.
Köy Enstitüleri Albümü (Köy Enstitüleri ile ilgili yüzlerce fotoğraf ve belge. Açılacak sayfalardaki ok imini tıklayın. Ücretsiz üyelik olanağı var.) Boğaziçi Üniversitesi Köy Enstitüleri Araştırma Grubu Turkish Village (a fulltext book by Paul Stirling) The Social Structure of Turkish Peasant Communities (theses by Paul Stirling) 45 Years in the Turkish Village (by Paul Stirling) Köy Enstitülerinin 65 Yıllık Hikayesi (Trakya Üniversitesi) Köy Enstitülerinin Doğuşu ve Başardıkları (CUMOK) Eğitimde Süreklilik ve Köy Enstitüleri (Bekir Özgen) Köy Enstitüleri (Vikipedi Ansiklopedisi) Köy Enstitüleri (MEB) Köy Enstitüleri ve Bir Yazıneri (Ali Dündar üzerine bir yazı, Bizim Anadolu Dergisi) 60. Yılında Köy Enstitüleri (Oktay Gökdemir, Cumhuriyet, 17 Nisan 2000) Köy Enstitüleri Öğretim Programları (Ferhan Oğuzkan) Köy Enstitülü Eğitimci-Yazar Pakize Türkoğlu (Cumhuriyet, 17 Nisan 2000) Kent Enstitüleri (Adil Türkoğlu, Cumhuriyet, 19 Nisan 2000) Köy Enstitüleri Neydi, Ne Değildi? (Kitap tanıtımı, Nazif Evren) Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü (Kitap tanıtımı, Abdullah Özkucur) Köy Enstitülerinde Öğrencilerin Yönetime Katılması (Galip Candoğan) Hasan-Âli Yücel'in Eğitim ve Kültür Politikası (Mustafa Ergün) Tonguç ve Eğitim Felsefesi (Ali Dündar) Ülkemizin Kaçırdığı En Büyük Eğitim Projesi: Köy Enstitüleri (İbrahim Ortaş) Çağdışılığın Panzehiri Köy Enstitüleri Neden Köy Enstitüleri (Güneş Erkul, Hakimiyet-i Milliye Gazetesi) Kemalist Aydınlanma ve Köy Enstitüleri (Altan Arısoy, Hakimiyet-i Milliye Gazetesi) Atatürk'ün Türk Eğitimine Getirdikleri ve Köy Enstitüleri (Onur Fidaner, Stanford Üniversitesi) Köy Enstitüleri ve Sağlık Eğitimi (Cemal Hüseyin Güvercin, Murat Aksu, Berna Ada, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası, 57/2, 2004, s. 97-100, pdf dosyası) Müzik Eğitiminin Çoklu Zeka Alanlarına Etkisi ve Köy Enstitüleri Köylere Öğretmen Yetiştirme Meselesinin Tarihçiği (Aziz Bakay) 65. Kuruluş Yılında Köy Enstitüleri (Suay Karaman, Üniversite ve Toplum Dergisi, pdf dosyası) Köy Enstitüleri (şiir, Hasan Akarsu) Eğitim Fakülteleri Öğretmen Yetiştirme Programlarının Yeniden Düzenlenmesi (YÖK Raporu, word dosyası) Okul ve Sınıf Yönetiminde Yeni Yaklaşımlar (Coşkun Bayrak, AÖF kitap bölümü) The Process of Getting Identity in Turkish Society: Kemalist Education (by Nihat Aycan, Journal of Social Sciences 1/3, 2005, pp. 136-140 Yorum yaz
Okunma: 2507 | E-Posta
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








.jpg)












