Advertisement
08 01 2009
 
Sahibinden satılık 2. el 2 adet P4 bilgisayar... 1.8 ghz işlemci, 300 gb hd, 17" lcd monitör... Tüm donanım sorunsuz çalışır durumda... Detaylar için ziyaret ediniz...
CUMALI HAKKINDA PDF Yazdır E-Posta
Necati Cumalı

cumali.gif

Florina'da doğmuştur (1921). Kurtuluş Savaşı'ndan sonra Türkiye'ye göç ederek İzmir'in Urla kazasına yerleşen bir çiftçi ailesinin çocuğu olan Cumalı, Ortaöğretimini İzmir Atatürk Lisesi'nde (1938), yüksek öğrenimini ise Ankara Üniversitesi Huku Fakültesinde (1941) yapmıştır. Ankara'da Toprak Mahsülleri Ofisi'nde (1941 - 1942), Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'nde (1945) çalışmış, askerliğini tamamladıktan sonra Urla ve İzmir'de avukatlık ve memurluk yapmıştır (1945 - 1957). Daha sonra Türkiye'nin Paris Basın Ataşeliği'nde (1957 - 1959) çalışmıştır. Daha sonra İstanbul Radyosu'nda redaktörlük (1959 - 1963) yapan Cumalı, sonraki yıllarda yaşamını roman ve oyun yazarlığı ile sürdürmüştür.
Necati Cumalı Değişik Gözle adlı kitabıyla Saik Faik Hikaye Armağanı'nı (1957), Yağmurlu Deniz adlı kitabıyla Türk Dili Kurumu Şiir Ödülü'nü (1969), Bütün Şiirleri I ile Yeditepe Şiir Ödülü'nü (1984), kazanmıştır.
Yazın Yaşamı
İkinci Dünya Savaşı yıllarında şiirlerle yazın yaşamına giren Cumalı, ilk şiirini Urla Halkevi dergisinde yayımlamıştır (1939). Daha sonra yeni edebiyat anlayışını savunan dönemin tüm ilerici / yenilikçi dergilerinde yazmayı sürdüren Cumalı, şiirlerini Varlık, Servet-i Fünun - Uyanış, Yeni İnsanlık gibi dergilerde yayımlamıştır. 1943 yılında ilk kitabını çıkarmıştır: Kızılçullu Yolu. Aynı yıl askere giden Cumalı, terhisine yakın geçirdiği "zehirli sıtma" yüzünden hava değişimine gönderilmiş (1944), hem askerliğin hem hastalığın etkisiyle Harbe Gidenin Şarkıları adlı ikinci kitabını yazmıştır (1945).
Ankara'ya dönen Cumalı, Ulus gazetesinin sanat sayfası ile Varlık, Ülkü ve Ankara dergilerinde sürekli olarak şiirlerini yayınlamış, bu arada daha lise sıralarındayken Sabahattin Ali'nin etkisiyle başladığı öykü yazarlığını da sürdürmüş ve Ulus'ta her hafta bir öykü yayımlamaya başlamıştır. 1945 yılından itibaren yazın'ın şiir, öykü, roman ve tiyatro türlerinin hepsinde birden ürün veren Necati Cumalı, zaman zaman deneme alanını da el atmıştır.
Yapıtları:
Şiir:
Kızılçullu Yolu (1943), Harbe Gidenin Şarkıları (1945), Mayıs Ayı Notları (1947), Güzel Aydınlık (1951), Denizin İlk Yükselişi (1954 - İlk üç kitabı ve yeni şiirleri), İmbatla Gelen (1955), Güneş Çizgisi (1957), Yağmurlu Deniz (1968 son iki kitabı ile yeni şiirler), Başaklar Gebe (1970), Ceylan Ağıdı (1974), Aç Güneş (1980), Bozkırda Bir Atlı (1981), Yarasın Beyler (1982).
Öykü:
Yalnız Kadın (1955), Değişik Gözle (1956), Susuz Yaz (1962), Kitaba adını veren ilk öykü Metin Erksan tarafından beyaz perdeye aktarıldı (1963). Aynı öykü oyunlaştırılarak Şehir Tiyatroları'nda temsil edildi (1968), Ay Büyürken Uyuyamam (1969), Makedonya 1900 (1976), Kente İnen Kaplanlar (1976).

Roman:
(1959 - Zeliş adıyla 1971), Yağmurlar ve Topraklar (1973), Acı Tütün (1974), Aşk da Gezer (1975).
Oyun:
Mine (1959), Oyunlar I (1959 - Boş Beşik, Ezik Otlar, Vur Emri), Oyunlar II (1969 - Susuz Yaz, Tehlikeli Güvercin, Yeni Çıkan Şarkılar), Oyunlar III (1969 - Nalınlar, Masallar, Kaynana Ciğeri), Oyunlar IV (1969 - Derya Gülü, Aşk Duvarı, Zorla İspanyol), Oyunlar V (1973 - Gömü, Bakanı Bekliyoruz, Kristof Kolomb'un Yumurtası), Oyunlar VI (1981 - Mine, Yürüyen Geceyi Dinle, İş Karar Vermekte, Yaralı Geyik).
Deneme:
Niçin Aşk (1971), Senin İçin Ey Demokrasi (1976), Etiler Mektupları (1982).
Günce:
Yeşil Bir At Sırtında (1987).

 
Necati Cumalı... Çağdaşları gibi "köylülük" ya da "toplumsallık" çerçevesine hapsetmedi kendini. Ama ülkesinin sorunlarından, insanının dertlerinden de uzak kalmadı. Güzellikleri sevdi. Güzellikleri yansıttı oyunlarına, öykülerine, şiirlerine. Dil konusunda da saplantısı yoktu. Ne "öz"cü oldu, ne "canlı" Türkçe’ci. Konuştuğu gibi, duyduğu gibi, bildiği gibi yazdı. "Şiirlerin sembolizmin etkisinde", "Oyunların köylücü" eleştirilerine aldırmadı. Yorulmadan, bıkıp usunmadan yazdı.


Not: Bu bölümdeki bazı yazılar Türk Dili Dergisi’nin Şubat 1981 sayısından alınmıştır.
Şadi Çelik son karşılaşmalarımızdan birinde en güzel heykelin kibrit kutusu olduğunu söylemişti bana. Bunu söylerken heykel yapmakla geçmiş kırk yıl vardı Şadi’nin ardında. Daha gençlik günlerimizde ikimiz de işimizin başlangıcında iken Mısır Piramitleri için eş hayranlığı duyduğunu anımsarım onun.

 


Soru: Türk Dili dergisi Yazı Kurulu şiirine ayırdığı özel bölüm için kendinle bir konuşma yapmanı istiyor. Ne Dersin?
Yanıt: Biraz şaşırdım...
Soru: Neden?
Yanıt: Günümüzde az görülen bir değerbilirlik bu. Kendiliğinden geldi.


Cumalı’nın şiirleri, bende, kendi günlük yaşamının, yaratılarının, sevinçlerinin, mutluluklarının, sevme denen o yüce başarısının, bunalımlarının, güzelliklerinin, yalınlık içinde gelişen imgelerinin yansıması etkisini bırakmıştır. Kızılçullu Yolu’yla başlayan bu şiir emeği, Aç Güneş’e değin, en son şiirlerine değin uzanır. İnsan yüreğinin ta derinlerinde kalmış bir dostlukla, sevgiyle kavrar insanı.

Necati Cumalı kırk yıl önce başlayan şiir birikimini okur önüne sergiledi: Aç Güneş. Kırk yıllık bir iz sürücü Cumalı. Bir geyiğin peşinde kırk yıl iz sürmenin deneyi, açıklığı, yalınlığı söyleyişine sindi.


 

Cumalı’nın şiirleri günümüzün sivrilmiş, adları çok anılan şairlerinkine benzemez, kendine vergi, yalnız kendinin olan bir deyişi var onun. Öyle parlak değil, ama okudukça sarar sizi, yavaş yavaş sarar. (Ulus, Ocak 1952) NURULLAH ATAÇ...




Uzak Haziran

İki dudak arası bir zaman
Gözgöze geldikse geçerken
Mayısla haziran arasında
Yağmurlu bir saçak altından
Aşktı uçup giden üstümüzden
Aşktı değip geçen yanımızdan

Uyanıp kış uykularından
Şubatla mart arasında
Eylülle ekim arasında
Yaz sularında kıyılara çıkan
İki adım arası bir zaman
Gözgöze geldikse geçerken
Günlük güneşlik bir kaldırımdan
Aşktı uçup giden üstümüzden
Aşktı değip geçen yanımızdan
Aşktı görmedik bilmedikse
Kim bilir hangi eylül bir daha
Hangi uzak haziran

Necati Cumalı





Kızıl Çullu Yolu

Hıdırellez günü, Kızılçullu yolu
Beni herkes severdi çocukluğumda
Arabacı yanına oturtur
Kırbacı bana verirdi

Ben Fitnat hanımın oğlu.
Zayıf bir kızı severdim
Gözlerinin içi gülerdi.

Hıdırellez güneşi,
Beraber tırmanmadık mı ağaçlara?
Siz kanatmadınız mı ellerimi
Elma çiçekleri?

Necati Cumalı





Günaydın

Günaydın tavuklar, horozlar
Artık memnunum yaşamaktan
Sabah erkenden kalktığım zaman
Siz varsınız;
Gündüz, işim var, arkadaşlarım,
Gece, yıldızlar var, karım var.
Günaydın tavuklar, horozlar!

Necati Cumalı


 

Güneş Saati

Darılmışım kendi kendime
Artık hiçbir şey açmaz beni
Ne kadın, ne şarkılar, ne etrafta manzara
Ah, her zaman insanın içi nasılsa
Dışı da öyle

Saatlerdir elimde değnek
Deniz kenarı sazdan bir kahvede
Toprağı eşerim
Sanki Robenson'un adası
Oturduğum masa ile iskemle

Vakit ikindi
Biri beni geçti
Seni de geçecek
Biz seninle sevişemedik
Sevişemiyeceğiz de
Gölgeler önümde bir karış ileri gitti

Ağaçlar denize doğru gidiyor
Deniz karşı dağlara doğru
Gittikçe küçülüyor, ufalıyorum
Olduğum yerde
Neredeysen uzat ellerini
Başım dönüyor.

Necati Cumalı



Aşkın En Güzel Yönü

Aşkın en güzel yönü
Belli bir başı vardır belli bir sonu
Sakınır bitkiler gibi büyütürüz
Açtığını görürüz derken solduğunu
Dere tepe düz sürdüğümüz tımarlı atlarımız
Varır uzun bir kışa girer salar tüyünü.

Aşk iki nokta arası en kısa çizgi
Ovalarmız tepelerimiz ıssız
Ayrı basınçlarla karşılaşırız
Erir yalnızlık yıllarını aysbergleri
Karşılıklı akıntılarımızın uğultusudur
Havlarımızda dönen dolanan ezgi.

Hep iki nokta arası hep çizgi içeri
Ten ısısıyla sıcak yataklarımız
Çıplak gövdelerimizn uyumu teri
Uçurduğumuz gökler baş dönmeleri
Hiç yoktan darılmalar barışmlarımız
Her sefer siler baştan boyarız yedi rengi.

Hep çizgi içeri bir uçta sen bir uçta ben
-Yaman bir sahra telefoncusu gibidir-
Uzar o aşk çizgisi aramızda tel çeker
Bulur seni beni bilinmez nasıl nereden
Örümcekli kentler kalabalıklar içinden
Her köşede yanyana burun burnua getirir

Çizgiyi geçtik mi geçtik, sen yalnız ben yalnız
Ondan öte ne dargın ne barışık
İki aşk ölüsüyüz salt iki tanıdık
Ah, bitti bitti bil ki bitti artık
Binde bir, bir yerde kaşılaşırsak
İki ölü gibi- o da belki- selâmlaşırız...

Necati Cumalı


Gölge

Ben senin gün ışığında
Saçlarını buğdaylar gibi uzar gördüm.
Gökler, denizler gibi bakardım
Gülen ağlayan gözlerine.

Ben senin ellerinin
Sıcaklığını duydum avuçlarımda
Yazlar, kışlar geçti unutamadım
Bilirdim, küçük kalbin
Nasıl iyilikle sevgiyle çarpar
Bilirdim neler düşünürsün susunca...

Ah, bir gün bir bulut üstümüze gölge edecek
Güzel yüzün, kaybolacak aynalarda sularda
Öyle sönen lâmbalar gibi alacakaranlıkta
Gelecek önüme razı değilim.

Adını yazıyorum, saçlarını çiziyorum
Eğilip düşünüyorum boş kâğıtlara
Sensin işte, yalnız sensin sevdiğim
Her haline ayrı bir şiir söylemeliyim.

Necati Cumalı

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Güvenlik kodunu yanlış yazıp gönder tuşunu bastıysanız, yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.


Okunma: 6891 | E-Posta

Yorumlar (19)
RSS yorumları
1. Yazan ceren 16-03-2008 20:01 - Misafir - IP: 88.232.135.243
 
 
romanlarınız çok hoşuma gidiyor okumayı çok seviom özellikle sizin romanlarınızı
 
2. Yazan SEDA 16-03-2008 20:00 - Misafir - IP: 88.232.135.243
 
 
BENCE ŞİİRLERİ VE YAZILARI ÇOK GÜZEL
 
3. Yazan gülay 10-03-2008 15:39 - Misafir - IP: 88.230.64.248
 
 
şiirleriniz hoşuma gidiyooo
 
4. Yazan ?**??????? 10-03-2008 15:37 - Misafir - IP: 88.230.64.248
 
 
sayın necati cumalı 
neden soyadınız 
cumalı  
galiba cuma günü doğdunuz 
cuma namazını kıldınız mı*??
 
5. Yazan fatma ve esma 10-03-2008 15:30 - Misafir - IP: 88.230.64.248
 
 
şiirleriniz çoooooooooooook  
güzel
 
6. Yazan havva 29-02-2008 19:06 - Misafir - IP: 88.232.116.218
 
 
Necati CUMALI\'ya teşşkür ederiz
 
7. Yazan ???????????;;;;;;;;??????????? 28-02-2008 10:08 - Misafir - IP: 212.175.112.159
 
 
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.
 
8. Yazan sılam 28-02-2008 09:50 - Misafir - IP: 212.175.112.158
 
 
çok güzel romanları çok hoşuma gidiyoooooo
 
9. Yazan duygu telli 24-02-2008 20:36 - Misafir - IP: 85.110.15.207
 
 
şiirlerini beğeniyorum iyi bir yazar
 
10. Yazan merve 19-02-2008 20:15 - Misafir - IP: 88.235.138.22
 
 
yaıtları hakkında bikgi verirseniz sevinirim
 
11. Yazan cansu 18-02-2008 19:44 - Misafir - IP: 85.98.157.196
 
 
yapıtları hakkında bilgi yok mu
 
12. Yazan cansu 18-02-2008 19:43 - Misafir - IP: 85.98.157.196
 
 
ya biz yapıtları hakkında bilgi istiyoz
 
13. Yazan nurdan 17-02-2008 18:06 - Misafir - IP: 88.245.54.169
 
 
cumhuriyetimize kazandırılan en güçlü düşünürlerden biriymiş... bu güne kadar kndisini tanımıyordum sans eseri tanıdım kndisini.bu yüzden kndmden utanıyorum.inşallah bundan sonarada böyle sanatcılar yetiştirir ülkemiz cünkü bu hassas günlerde beynimizi dinlerdirmeye ihtiyacımızwar bnde yazar olmaz istiyorum ama olamayacağım sanırım.inşalla olurum çünkü örnek alıncak çok büyüğümüz wa:d
 
14. Yazan polat 17-02-2008 13:02 - Misafir - IP: 88.252.182.88
 
 
yaw bbirtürlü bulamıyom
 
15. Yazan ........ 16-02-2008 11:23 - Misafir - IP: 85.106.131.118
 
 
yspıtları hakkında bilgileri??
 
16. Yazan mert 11-02-2008 15:59 - Misafir - IP: 78.173.224.108
 
 
biz yapıtları hakkında bilgi istyoruz
 
17. Yazan Rıza Usta 27-12-2007 23:51 - Misafir - IP: 85.108.47.132
 
 
Necati cumalı'yıilk askerden gelince tanıdım ,kardeşi müfide hanım üçüncü okulda ilk okul öğretmenim oldu,Necati cumalı ile halkevinde hep karşılaşırdık kütüphanede yazdığım bir aşk şiirinde ismin yerini parantez içinde boş bıraktığımı görünce yaz Rıza yaz sen aşıksın oğlum dediğinde utanmıştım.80 li yıllarda bir gün dükkanıma Melih Cevdet Anday'la gelmişlerdi,hiçunutmam Melih, bu Rıza Usta kasaba şairidir olarak kaldı,masaları süsü bayramların sözcüsü olarak kaldı diyen şaka sözünü hiç unutmuyorum çok sevdiğim can dostum Necati Cumalı'nı8n ruhu şad olsun diyorum !hoşça kal emi!!!!
 
18. Yazan Misafir 12-08-2005 21:23 - Misafir - IP: 85.99.69.225
 
 
firuze
Ge?enlerde Necati Cumal? evine gittim. Beni iki bayan kar??lad? , bir tanesi bana rehberlik ederek evi gezdirdi.B"ylesi ho? bir mekanla kar??la?aca??m? tahmin etmiyordum. _ok memnun oldum.
 
19. Yazan irfan 16-07-2005 09:34 - Misafir - IP: 85.99.69.225
 
 
Ge?en seneler b?yle miydi?
Ge?en y?l hatta 2 y?l ?nce ?e?mealt?'n?n durumu ?ok daha iyiydi... Pazarc? da memnundu al??veri? edenler de...
 

v.1.4.6

All right reserved

Yorum yaz (19 Yorumlar)

 
< Önceki

 Bugünkü gazetelerin 1. sayfaları...

URLA ŞİİRLERİ
Güneşi çağırdım

Az sonra gelecek    Urla 'nın sokak aralarında..

Ali TEKMİL

SIIR KÖSESI
SEVİLMEK İSTERİM
Ümran ÇETIN

  Atalay Ergezen ® 2006
  Reklam | İletişim | Künye
Site içeriğine katkıda bulunmak için tıklayınız.    Teknik soru ve önerileriniz için tıklayınız.