| Zihinleri karıştırmak |
|
|
|
|
Partiler önce seçmenini kendine bağlamak, sonra başka partilerin seçmeninden oy almak ister. Bu çok doğal. Eğer bir önceki dönemde yüksek oy aldıysa, bu oyları korumak önemli. Nereden bakarsanız bakın, önceki seçim dönemi ile bugün arasında 4 buçuk yıl geçti. Yeni seçmen geldi, eskinin bir kısmı öldü, sandığa gitmemiş olanın yeniden sandık başına gitmesi olanağı doğdu… Bu işin sayısal seçmen yönü. Öte yandan, eski seçmenin beklentisi değişti; bir kısmı partisinin kendisine yanıt verip veremeyeceğini sorgulayabilir duruma geldi. Bu da, seçmenin sosyal konumuyla ilgili bir durum. Partiler, tüm parametreleri, ulusal ve küresel, dikkate alarak seçmen karşısına çıkıyor. Vitrin, imaj, yeni davranış ve düşünce ile seçmeni etkileme çabasına giriyorlar. Bunun için görsellik ve slogan önemli. Berraklık, Bulanıklık... Sloganlar çarpıcı, vurucu, akılda kalır olmalı, seçmenle bütünleşmeli. AB'ye hayır, tipi sloganlar net, berrak. Bazen, bulanık gözüken ama her seçmenin kendine göre yorumlayacağı ifadeler de olabilir. Bunun bir örneği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin mayo reklamlarını yasaklaması ile ortaya çıkan tartışmada yaşandı. Belediyenin yandaşı basın ve televizyonlar, sanki mayo firmaları mayo değil, çıplak kadın afişi asıyormuşçasına tepki gösterdiler ve karşı slogan ürettiler: örtünmek güzeldir. Burada iki konu var. Birincisi tataloji dediğimiz bir gerçeğin yansıtılması, ikincisi ile tehlikeli bir bakış açısı. Mayo reklamı yaparken kimse paltoyu afiş olarak sunmaz; ancak Zeki Triko ironi olarak domates, hıyar, patlıcan resmi kullanacağını söyledi. Yani, mayo reklamı yaparsanız, birisi üzerine mayo giyecek ve resim çektirecek. Kuşkusuz, reklamcılar bunu başka şekilde de yansıtabilir ama bu yazının kapsamı içinde yer almıyor. Giyinmek güzeldir, sloganı sanki herkes mayo ile dolaşacak, kimse elbise almayacak bir hava vermeye çalışıyor gibi görünse de; resimlerde türban havalı başörtüsünün kullanılması bende Sudan'da gördüğüm bir afişi çağrıştırdı. Sudan'ın başkenti Hartum'da açık hava panolarında herkesin yakından tanıdığı bir hanımın türbanlı afişi var. Merve Kavakçı'nın türbanlı fotoğrafının altında başörtüsü güzeldir, yazıyor Arapça. Hedefinden Şaşmayanlar... Örtünmek güzeldir, diyenlerin amacı türbanlı bir Türkiye. Bunu, hem propaganda malzemesi yapıyorlar, aynı zamanda hedeflerini açıkça ortaya koyuyorlar. Sade vatandaş mayo ile giyim arasında gidip gelen bu tartışmanın, “kapanmış” kadınların dünyasını hedefleyenlerce bilinçaltına işlendiğinin farkına varmayabilir. Diğer partiler, başta CHP olmak üzere, laiklik, Cumhuriyet ve teokratik düzen karşıtlığını ortaya koyarken, bazı “aydınlar” ve “sivil toplum yöneticileri” seçim sloganının laiklik ve Cumhuriyet'e dayandırılmasının yeterli olmayacağını söyleyerek “örtünmecilere” destek oluyorlar. Partilerin ekonomik çözümlerini vatandaşa anlatması kuşkusuz gerekli. Kanımca, en az onun kadar önemli olan konu laiklik ve Cumhuriyet konusudur, üstelik bu konu hiç de şakaya gelmez. Ekonomiyi bir yılda rayına koyarsınız, laiklik ve Cumhuriyet’i ise asla. Ulus'un acısı hâlâ yüreğimizdeyken, örnek vermeye gerek bile duymuyorum... İskender Odabaşoğlu 28.05.2007 http://www.ticaretgazetesi.com/arsiv/2007/05/28/main.php_islem_kose_oku_id_3523.html Yorum yaz
Okunma: 816 | E-Posta
|
||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








.jpg)












