Advertisement
08 01 2009
 
Sahibinden satılık 2. el 2 adet P4 bilgisayar... 1.8 ghz işlemci, 300 gb hd, 17" lcd monitör... Tüm donanım sorunsuz çalışır durumda... Detaylar için ziyaret ediniz...
Ajite olamadım gitti PDF Yazdır E-Posta

Yılmaz Güney ‘in senaryosunu yazdığı Sürü filmi 15 yıl kadar önce seyrettiğimde beni ajite etmişti. Uzun aradan sonra, geçen gün tekrar izledim. Bu kez hiç de ajite olmadım.

Yaşadığımız seçim sürecinde partiler, siyasi liderler ajitasyonun dozunu öyle artırdılar ki, birinden biri elbet duygularımı tetikler diye ümit ettim. En gelişmiş tekniklerini kullandılar. Televizyonlarda, sokaklarda gezinen allı pullu araçların hoparlörlerinde… Denk geldiğimde kulak kesildim, acaba bu beni ajite edebilir mi diye… Faydası olmadı.
Bu yüzden, ajitasyon konusunu anlamaya karar verdim. Sorun yaşta mı, başta mı, yoksa boş yere mi kendimi yalnız hissediyorum ?


Ajitasyonun bizdeki karşılığı “kışkırtmak”. Kışkırtmak kelimesi durumun ruhunu tam veremediği için fransızcadan gelen ajitasyon (agitation) kelimesini kullanıyoruz. Hani sokak deyimi “gaza gelmek”, “gaza getirmek” ajitasyona pek yakın anlam içeriyor.
Siyasi ajitasyon terimini literatürde en yoğun kullanan aşırı sol olmuştur. Kitleleri hedefler doğrultusunda harekete geçirmek bilimsel sosyalizmin yine bilimsel bir ciddiyetle ele aldığı temel sorunlardan biridir ve böylece en işe yarar ajitasyon teknikleri sosyalist sol tarafından üretilmiştir; konusunda uzmanlaşmış ajitatörler uzmanlıklarını farklı alanlarda halen kullanmaktadır. (Bilimsel sosyalizm, bilimin vazgeçilmezlerini hiçe sayan bir algılama değerlendirme sürecini, yöntem olarak benimseyerek ironik bir durum yaratmıştır)


Filmde, müzikte, edebiyatta solun kullandığı tekniklerin transpoze edilmiş hallerini bugün siyasi yelpazenin her yanında görebiliyoruz.


Tarihten bu yana kitleleri bir yöne doğru hareketlendirmenin en temel aracı; bağırmak. Tabii önce bağırmayı haklı kılacak içeriklere parmak basıp bir öfkeyi paylaşmak. Hitler üzerine yapılan bir belgesel filmde; “Aslında söylediklerinin içeriği son derece basit, ama bunları öyle bağırarak söylüyor ki, kitleler onun peşinden gitmek için yeterli bir nedene kavuşuyorlar” diyordu.


Öfkeyle haykırmak çoğu zaman işe yarıyor. kahkahayla gülmek, üzüntüden ağlamak, kızgınca bağırmak birer samimiyet ifadeleri. Bu samimiyetin, kitleleri hesaplanan yere götürmenin pek bir fizibl olmasıyla sentetik, akıl marifetine dönüşmüş olması kuvvetle muhtemel. Düz bir ifadeyle; çocuk ağlıyormuş gibi yaparak benim duygularımı tetiklemeye çalışıyor.


Ülke genelinde eskisi gibi bir “seçim havası” olmamasını, ajitasyona maruz kalmaya hazır insanların giderek azaldığına bağlıyor ve olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyorum. Giderek, mümkün olduğunca daha fazla insanın, ülkeyle ilgili sorunlara duygulardan çok akıl ve bilimin penceresinden bakabilmesi, gelişmiş ülkelerdeki gibi, kimin iktidarda olduğunu önemsizleştirecek bir altyapı koşulu…
En haklı içerikle üretilmiş olsa dahi, niyeti beni siyasal bir hedef yönünde ajite etmek olan filmlere, müziklere ve seslenişlere galiba bu yüzden kayıtsız kalıyorum.


Uzun uğraşlara rağmen televizyonlarda bir tartışma programında bir araya getirilemeyen siyasi liderlerin çekincesini, dozu dizginlenmeyen siyasi ajitasyon yöntemlerine bağlayabiliriz. Ajitasyonların kutsallara kadar uzanabiliyor olması, canlı ve yakın mesafede hata affetmeyecek kadar risklidir.

Atalay Ergezen

22.07.2007 tarihli Akşam Ege Gazetesi 'nde yayınlanmıştır

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Güvenlik kodunu yanlış yazıp gönder tuşunu bastıysanız, yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.


Okunma: 1231 | E-Posta

İlk yorum
RSS yorumları

v.1.4.6

All right reserved

Yorum yaz (0 Yorumlar)

 
< Önceki   Sonraki >

 Bugünkü gazetelerin 1. sayfaları...

URLA ŞİİRLERİ
Güneşi çağırdım

Az sonra gelecek    Urla 'nın sokak aralarında..

Ali TEKMİL

SIIR KÖSESI
SEVİLMEK İSTERİM
Ümran ÇETIN

  Atalay Ergezen ® 2006
  Reklam | İletişim | Künye
Site içeriğine katkıda bulunmak için tıklayınız.    Teknik soru ve önerileriniz için tıklayınız.