| Halka saygı |
|
|
|
|
SD BAKIŞ: HALKA SAYGI Hani “ne ekersen onu biçersin” derler ya, bir bakıma ne çalışma yaparsan sandıktan da o çıkar. Kuşkusuz, konu bu kadar yalın değil; zira seçim tarlasına herkes bir şey ektiği için, sizin tohum diye attığınız şey, bir başkasının ayrık otu da olabilir. Seçim konusunda birçok etken var, en başta insanoğlu değişken bir yapınsın olması. Diğerlerini say say bitmez. Ancak, şurası bir gerçek ki, seçmenin her biri başlı başına karar noktasıdır ve kararına saygı duymak demokrasinin bir gereğidir. YENİLGİNİN ÖFKESİ Herkes her zaman başarılı olmak ister. Keşke herkesin başarısı için ayrı ayrı yollar olsaydı! Ne yazık ki, yaşamın birçok alanında başarı ve yenilgi bir arada yürüyor. Futbolda kupa maçı oynuyorsanız bir takım kupayı kaldıracak, diğeri ona bakacak. Kupayı kaldırmak için bir sonraki turnuvayı beklemek ve tüm maçlarda rakibi yenmek şart. Siyasette de böyle. Başarının ölçüsü seçmenden alınan oy. Yeterli oyu almadığını düşünen bir sonraki sandığa kadar iyi çalışmalı. Peki, maçlarda hakem taraf tutar da, seçimde adaletsiz şeyler olmaz mı? Tabii ki olur. Genelde hükümet olanlar devlet olanaklarını kullanır; bazen tüm partiler diğerlerine karşı belden aşağıya vurur. Dileğimiz, seçim ortamında propagandanın adil ve gerçekçi olması. Ancak, Türkiye’de seçimlerde atış serbest. Seçmen de bunun farkında. Bir sürü “palavradan” gerçeği bulmak seçmenin vatandaşlık görevi. Şimdi, zurnanın zıırrrt dediği noktaya gelelim. Vatandaş bana oy verirken iyi, sana oy verirken kötü. Böyle bir yaklaşımı demokrasiye sığdırmak zor. Burada bir soru daha ortaya çıkıyor: o da bu davranışı gösteren kişilerin gerçekten demokrat olup olmadığıdır. Seçim sonrasında basına yansıyan bu yöndeki bazı ifadelerin kişilerin manasını aşan ifadeler olduğunu varsaymak istiyorum. Yani, bazı siyasetçiler birçok şey söylemiş, harberciler de söylenen sözleri farklı yansıtmış olabilir. Gelişmeleri hep birlikte izleyip, sözlerin gerçekten yansıtıldığı anlamada söylenip söylenmediğini öğreneceğiz. ÇALIŞMAK, ÇOK ÇALIŞMAK Atatürk’ün tarifi ile, Türkiye Cumhuriyetini kuran halka Türk halkı denir. Bu halk Anadolu’da dünyanın güçlü devletlerine, emperyalizme karşı müthiş bir Kurtuluş Savaşı vermiştir. Para ve silah gücü yüksek düşmanlara karşı sadece fiili bir savaşı kazanmamış, önceki gün yıldönümünü kutladığımız Lozan Antlaşması ile masa başında da bunu perçinlemiştir. Türkiye, daha sonra büyük bir sanayileşme ve eğitim hamlesine başlamıştır. Kibrit bile yapamayan bir ülke, bugün bazı teknolojileri dünyaya satar hale gelmiştir. Bunun kaynağında sadece para değil, insan kalitesi de var. Bu kaliteli insan, bizim insanımız. Yoksul ve görece eğitimsiz iken dünyayı dize getiren insanımız, eğitim ve araştırma olanağı verildiğinde neler yapacağını dünyaya kanıtladı. Bizim insanımızın özünde olan enerji ve güzellik dünya örnek olacak kadar özgündür. Demokrasiye saygı, insana saygıdır. Bu insan, Türk insanı ise, özellikle saygı göstermek durumundayız. Seçim ve seçmen gözüyle baktığımızda ise, aynaya bakmamız daha doğru olur. İskender Odabaşoğlu 26.07.2007 Yorum yaz
Okunma: 640 | E-Posta
|
||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








.jpg)












