|
Cumhurbaşkanı adayı belli oldu. Bazı partiler de “dostlar alışverişte olsun” diye aday gösterdiler. Kazanacak aday belli olunca, taraftarları arasında yükselen sevinç, birçok yerde artık kendi kurallarının uygulanacağı tavrıyla eyleme dönüştü. Cumhurbaşkanı adayı da meydanlarda kendisine verilen mesajı aldığını söyledi. Öbür meydanları saymıyor tabii. Bekir Coşkun, tavır koydu. Başbakan da yazar Bekir Coşkun’a “başka bir ülkeye git” dedi. Sanırım ipin ucu kaçıyor. Bunu önceden bu satırlarda okuduğunuz için, “ben demiştim” demiyorum. Bakan efendi otelde yemeği afiyetle midesine indirecek; sonra tarifini isteyecek. Risotto denilen İtalyan yemeğinin nasıl yapıldığını soracak. İçinde bir bardak şarap olduğunu öğrenince, tabakları fırlatacak, Valiyi görevden alacak. Bürokrasiden bozma bakan efendi, alkolün ısıtılınca uçtuğunu ve sadece yapıldığı maddenin kokusunun kaldığını bilmeyecek kadar deneyimsiz. Şarap katarsanız, alkolü uçar, üzümün buruk tadı kalır ortada, o kadar. Risotto’yu yemeden önce soracaktı zat-ı muhterem, yedikten sonra değil. Yeri gelmişken Risotto denilen şeyin bildiğimiz pilav olduğunu söyleyelim, yalnız sade değil. Hani biz pilavı bazen patlıcanlı, domatesli, üzümlü filan yaparız ya, Risotto’da da soğan, sarımsak, duruma göre mantar önceden kavruluyor, pirinç sonradan ilave ediliyor. Pirinç suyunu çekince biraz eysuyu veya şarap ilavesi ile pilav kıvamına gelinceye dek kısık ateşe pişiriliyor. Burada kullanılan pirinç “arborio” tipi, bana sorarsanız dolmalıl tombul pirinç bu ie uygun. Bir pilavdan vali alındığını da Aziz Nesin ülkesinde yaşamış olduk. Yazın bu güzel fakat fazla sıcak günlerinde hoş ve anlamlı iki konu aktaracağım. Birincisi, “alternatif tıp” olarak tüm dünyada ilgi çeken olayın tarih içindeki gelişimi.
TIP TARİHİ M. Ö. 2000: Al bu otu ye. M. S. 1000: O ot kötü, gel bu duayı oku. M. S. 1250: O dua batıl inanç, al bu iksiri iç. M. S. 1500: O iksirin ne faydası var, al bu hapı yut. M. S. 1750: O hap etkisiz, al bu antibiyotiği iç. M. S. 2000: O antibiyotik kimyasal, al bu otu ye. Siz, yine de doktorunuzdan vazgeçmeyin, otları da bilinçli kullanmayı ihmal etmeyin.
KONUŞ BENİMLE Adam fısıldadı, "Tanrım konuş benimle" ve bir kuş cıvıldadı ağaçta ama adam duymadı. Sonra adam bağırdı "Tanrım konuş benimle!" Ve gökyüzünde bir şimşek çaktı, ama adam dinlemedi onu. Adam etrafına bakındı ve "Tanrım seni görmeme izin ver" dedi. Ve bir yıldız parıldadı gökyüzünde. Ama adam farkına varmadı. Ve adam bağırdı, "Tanrım bana bir mucize göster!" Ve bir bebek doğdu bir yerlerde. Ama adam bunu bilemedi. Sonra adam çaresizlik içinde sızlandı, "Dokun bana Tanrım ve burada olduğunu anlamamı sağla !" Bunun üzerine Tanrı aşağı doğru süzüldü ve adama dokundu. Ama adam kelebeği elinin tersiyle uzaklaştırdı ve yürüyüp gitti. Hoş bir hikaye değil mi? İnsana yaşamın gizemini ve güzelliğini fark ettiriyor.
İskender Odabaşoğlu
Not: 24 Ağustos 2007 Cuma günü Urla Postası Sosyal Demokrat Bakış köşesinde yayınlandı.
Okunma: 774 | E-Posta
v.1.4.6 All right reserved Yorum yaz (0 Yorumlar) |