Advertisement
21 11 2008
 

Manhattan ve Basmane PDF Yazdır E-Posta

MANHATTAN NE YANA DÜŞER BASMANE NE YANA

“Sen hiç Şikago ‘da bulundun mu ?” şeklindeki soruya “Of course” (elbette, tabi ki) diye yanıt geliyordu. Kentle ilgili birkaç anıdan sonra diğeri atılıyordu: “Have You ever been in Manhattan ?”… Yanıt yine aynı “Of course”
Beni bir sıkıntı bastı mı… Bu sorulardan birisi bana gelirse ne diyecektim ? “Of course” diyememek, adı geçen yerlerde bulunmamaktan bile zor bir şeydi. Hem de öyle bir nida ile dökülüyordu ki ağızlardan, yanına yaklaşmak mümkün değil . Of course, elbette, ne sandın ki, aksi düşünülemez bile, orada bulunmuş olmam o kadar sıradan bir şey ki…
Almanya ‘nın Münih kentinde, birbirini biraz tanıyan 2 alman 1 amerikalı ve bendenizin bulunduğu bir sohbetti. En iyi savunma saldırıdır taktiğinden hareketle, sıra bana gelmeden atıldım: “Have you ever been in Basmane ?” Masada bir rüzgar esti. “Of course” deme haklarını ellerlinden alan bu soru, yeni bir strateji üretme ihtiyacı hissettirdi. Birisi “Adını duymuştum, ama gitme fırsatım olmadı” diyebildi.
Marka olmuş şehirlerde bulunmak başka, bulunmuş olmak daha bir başka. Marka olmuş dünya kentlerinde yaşama arzusu, oralarda daha önce bulunmuşlar için ise işe yarar bir malzeme.
Yurt dışı hikayelerini dinleyen ya da okuyan, pürüzsüz bir rüyanın içinde bulabilir kendini diye, kendi hissettiklerimi aktarma ihtiyacı duydum.
Ünlü dünya kentleri –ünsüzleri de- gezilmeye her zaman için değer. Ama yerleşmeye kalkınca iş değişiyor. Kendine yeni vatan edinen,  bir süre “kurtulduklarını” kafasında tekrar ederek, teselli olmaya çalışır. Sonrasında ya elde ettiği fiziki güvencelere sıkıca tutunup derinden gelen sızıyı görmezden gelmeye uğraşır ya da bir fırsatını bulup geri dönmeye…
 “Yaşanmadan bilinmesi mümkün olmayan” hadiseler arasında sayabileceğimiz bu sıla özleminin nelere kadir olduğunu, 12 eylül darbesiyle “vatanını sevmediği varsayılan” insanların dışarıya gidişlerinde, kimilerinin orada kavuştukları olanaklara rağmen geri dönüşlerinde gördük.
Almanların tıp literatüründe “Heimweh” (vatan ağrısı) olarak geçen, fiziksel yansımaları da olabilen psikolojik durumu, bizim “sıla özlemi” tam anlatamıyor aslında. Sıla özlemi olsa olsa, ara ara nükseden fantastik bir sızıdır. Bir hayat garantisinden, lüks yaşam koşullarından vazgeçebilecek kadar ağır değildir.
Sydney ‘de gece ışıl ışıl. Dünyanın en büyük opera binası, 1932 yılında açılan muhteşem Sydney köprüsü arkada, dünyanın en büyük sinema salonu 5 dakika uzakta… Dünyanın en kozmopolit kentinde, -belki yaşam kalitesi yüksek ama- geri kalan hayatını, dünyanın en yalnız insanı olarak, vatana dair duygusal hafızanın kör bir kuyuya atıldığı bu yeni yerde  tamamlamaya karar vermek kolay değil. (Kolay olmaması gerektiği çok geç kaldıktan sonra da anlaşılabiliyor.) Ereğli ‘nin dahanlısının tadı İzmir ‘in tahinlisine benzemediği gibi, bin bir çeşit kahvaltı malzemesinin arasında küçük bir kara zeytin aranıyor da bulunamıyor. Bırakılıp gelinen yerde kalan “en sevilmeyenlerin”  her biri, birer yitirilmiş yoldaşa dönüşüyor. Hayatın içindeki tanıdık öğelere aynı anlamları verdiğimiz insanlardan ayrılıp, Hint lokantasında, Çin lokantasında, lezzetsiz domateste, kokusuz okyanus balığında, -sentetik olduğundan şüphelendiğim- piliçte, hafızayla buluşacak bir şeyler aranıyor. Ama bulunan tek şey, açlık gidermekten ibaret… Bir gün geri dönüldüğünde, “Of course”, ben şuradayken… diye söze başlayabilmenin ayrıcalığına kavuşmak için orta veya uzun dönemli sıkıntılara değer mi… Herkesin doğrusu kendine göre olabilir, tecrübe etmeden yapılan tahminler tutmayabilir… Kokoreçin sokağa yayılan kokusunu –yanındakilerle birlikte- duymak, geçerken Basmane Garı ‘nı şöyle bir adımlamak… Ey uzaktakiler, uzağı “uzaklara gitmek isteyenlere” anlatanlar; -eğer buralıysanız- kendinizde saklı kalan sıkıntıları biliyorum.

Atalay Ergezen

30.09.2007 tarihli Akşam Ege Gazetesi 'nde yayınlandı

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Güvenlik kodunu yanlış yazıp gönder tuşunu bastıysanız, yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.


Okunma: 1074 | E-Posta

İlk yorum
RSS yorumları

v.1.4.6

All right reserved

Yorum yaz (0 Yorumlar)

 
< Önceki   Sonraki >

Site yönetiminden yorum sistemi hakkında açıklama:

Sayın Ziyaretçimiz. 5 yıllık yayın süremiz boyunca yorum modülümüzün işleyişi sizlere duyduğumuz güvene göre şekillenmişti. Bu süre boyunca % 99 oranında genel kurallara uygun davranılması sitemizin onuru oldu. (Bildiğiniz gibi bir çok internet gazetesi, yorum için "üyelik şartı" koyuyor, ayrıca yayınlanmadan önce denetimden geçiriyor.) Ne var ki, ziyaretçi sayımızın her geçen gün yükselmesiyle birlikte, bizim -yayından sonra yaptığımız denetim- son aylarda çok zamanımızı almaya başladığı gibi, -bizim müdahalemize kadar- sıkıntı yaratabilecek iletiler gelmeye başladı.

Takdir edersiniz ki, internet bir özgürlük alanıdır ama bu özgürlük kanunlarla ve yayın politikası tercihleriyle sınırlıdır. Bizim adresimiz ve kimliğimiz açık, herkes tarafından bilinir iken, yayınımıza yorumlarıyla dahil olan kullanıcıların kimliklerini gizleyerek yaptıkları yorumların, hukuki ve manevi sonuçlarının site yönetiminin sırtında olduğunu vurgulamak isteriz.

Bu doğrultuda, gönderilen yorumlarda ip adresinin görünmesini sağladık. Yorum modülümüz üzerinde teknik çalışmamız devam ediyor. Sonradan müdahale yerine, yayından önce yönetici onayı istenecek biçimde sistemi tekrar düzenleyeceğiz. Bu düzenleme ve ek pratik/güvenli işleyişler hazırlandıktan sonra sitemizdeki içeriklere yorum göndermeniz mümkün olacak. Şimdilik gönderdiğiniz yorumlar sayfada görünmüyor.

Eminim sizler de, bir içeriğin altında yüzlerce yorum görmek yerine, seçilmiş, seviyeli, okunubilir uzunluktaki yazıları tercih edersiniz.

Durumdan dolayı özür diler, bilgilerinize sunarız.

UrlaOnline.Com

 Bugünkü gazetelerin 1. sayfaları...

URLA ŞİİRLERİ
Güneşi çağırdım

Az sonra gelecek    Urla 'nın sokak aralarında..

Ali TEKMİL

SIIR KÖSESI
SEVİLMEK İSTERİM
Ümran ÇETIN

  Atalay Ergezen ® 2006
  Reklam | İletişim | Künye
Site içeriğine katkıda bulunmak için tıklayınız.    Teknik soru ve önerileriniz için tıklayınız.