|
Geleneksel "İzmir Uluslararası Fuarı" Dünya Markası mı ?
Marka yaratmak heyecan, heves ve farklılık yaratma duygusunun harekete geçmesiyle başlayan, bilgi ve deneyim gerektiren, aşamalı muhteşem bir yolculuk...Bir Marka Yaratalım ! düşüncesi akşam sabaha harcıalem hareketle gelişmiyor.
En az 76 yıl geçmişi olan İzmir Enternasyonel Fuarı'nın organizasyon yapısıyla, markalaşma seyriyle, dünyaca ünlü uluslararası fuarların genişleme ve etkinlik alanına ulaşıp ulaşmadığını, dünya ticaret aktörlerinin birinci derecede tercih sebebi olup olmadığını tarafsız ve analitik yaklaşımla doğru değerlendirmek gerekir.
Başlatılmış bir oluşum, yerli ve uluslararası alanda 21.y.y. çağın gereği ulusal ve uluslararası ticari, sosyal, kültürel gelişme ve yenileşmeye paralel adım atmakta zorlanıyorsa, kitlesel beklentilere cevapları eksik kalıyorsa, özgün niteliklerinde yenilik yaratamıyorsa, büyük olasılıkla yeni stratejilerle desteklenemiyordur ya da dinamik kitlelerin beslenmesinden mahrum bırakılmıştır.
"İzmir Enternasyonal Fuarı"'nın amaçladığı ulusal ve uluslararası kültürel ve ticari işbirliğine dönük yol güzergahı, fuarın dünya standartlarında markalaşmasını ve işlevselliğini hangi noktaya getirdi ?
Gelenekselleşmiş Fuar , kentin ekonomik ve kültürel faaliyetlerini hızlandıran bir mihenk taşı gibi düşünülmeli. Fuarın 76 yıllık organizasyon yapısını gelenekselleşmiş olarak tanımlayabiliriz, fakat dünya perspektifinde yer alan "Marka Fuarlar" ile ne derecede rekabet edebildiğine ya da ünlü markalar için ne derece ilk tercih sebebi olduğunu sorgulamak ta önemlidir.
1923'te Atatürk'ün önderliğinde ilk İzmir'de gerçekleşen birinci "İzmir İktisat Kongresi" ve buna bağlı "İktisat Kongresi Sergisi" ile dünyaya gözünü açan fuar, 1936 yılında Kurtuluş Savaşı'nın İzmir yangın alanında küllerinden yeniden doğan efsane olma amacıyla bugünlere geldi. 1937'de "İzmir Enternasyonal Fuarı" ismini alan fuar; kent, bölge, ulusal ile uluslararası çapta ticaret ve kültürel işbirliğinin motorgücü sayıldı. Fuar ilk kurulduğu yılda ve takip eden bir kaç yılda,dünya sanayisinin baş aktörleri Amerika, Rusya, Almanya, İngiltere, İtalya, Fransa, İsviçre gibi gelişmiş ülkelerden yüzlerce firmayı kendine çektiği halde, 76 yıl sonra fuar fotoğraflarında bu gelişmiş ülkeleri, o ülkelerden gelen turist ziyaretçileri görmekte zorlanıyoruz.
Eğer, dünyanın ticaret trenini yürüten gelişmiş ülkelerin, dünya piyasasında rekabet üstünlüğü olan kökleşmiş marka firmalarını , zip dosyası gibi sıkıştırılmış 10 günlük fuar organizasyonunun içine çekemiyorsak, yerli ticari sektörün marka üretim anlayışına dünya standartlarında örnek model getiremiyoruz demektir.
İzmir Enternasyonel Fuarı, Kültürpark alanında,1990'larda yapılan başlayan ihtisas fuarlarının kapalı mekanları ; Vinolive, İzmir Motorshow, Kış-Yaz Ayakkabı, Minex ya da Marble Doğal Taş Teknolojileri, Yapı Fuarlarını ağırlayıp, ihtisas fuarcılığında başarı kaydetmiş olsa da, asıl cevabını aradığımız soru 76 yıllık Fuarın Uluslararası tanımıyla markalaşmada ne seviyede yol aldığıdır ? Bugün uluslararası alanda ün yapmış EXPO 2015 için adaylık yarışında olan ülkeyiz. EXPO'yu ağırlayacak İzmir bu amaçla tüm kurum ve kuruluşlarıyla adaylığı almak ve büyük maddi harcamalarla yeni projeler, yeni bir fuar alanı yaratmak için büyük çabalar harcıyor.
Dünyanın dört bir yanından en ünlü marka firmaları çeken, kültürel işbirliği misyonu üslenen en az 3, en çok 6 ay süreli EXPO Fuarları benzeri gibi İzmir Enternasyonel Fuarı'nı bu marka seviyesine getiremez miydik ? Dünya ekonomisinin başını çeken G-8 örneği ülkelerin ticari marka firmalarının boy göstereceği birinci derecede tercih sebebi olamaz mıydık ?
Avrupa Birliği'ne aday olmuş ülkemizin, nadide kenti İzmir'de gelenekselleşmiş İzmir Enternasyonel Fuar organizasyonu, Amerika, Rusya, AB, Japonya, Çin gibi ülkelerin isim yapmış çeşitli marka firmalarını kendi içine çekebilmek için ya da bu modelde fuarımızı o ülkelere taşıyabilmek için yepyeni marka stratejileri geliştirme ve uygulama başarısı göstermesi gerekiyor.
Ulusal alanda farklı sektörlerde marka ürün yarabilmenin yolu, dünya standartlarında marka devleri ile rekabet edebilecek, ekonomik katma değeri ve kalite standartları yüksek üretimi hedeflemekten geçiyor. Bu ürünlerin dünya piyasalarında tanınabilirliğini artıracak alanlar fuarlar. Ülkemizin markalaşmış ticari ürün sahibi fırmaları, uluslararası alanda tanıtımlarını, dünya piyasalarında pazar alanlarını, İzmir Enternasyonal Fuarı'nda değilde, etki alanı yüksek farklı uluslararası fuarlarda arıyorlarsa İEF'nı ne derece, hangi boyutta markalaşmış sayabiliriz ? Üstelik İzmir'in çoğunluk halkı fuar süresince fuardan beklentilerini karşılayacak nitelikleri bulamıyor ve ziyaret etmekten uzaklaşıyorsa, buna neden etkenleri şeffaf ve açık şekilde tekrar sorgulamak gerekmez mi ?
Bilişim sektöründe çağın devrimi internet networking sistemi, marka olmuş fuar organizasyonlarının pazarlama ve tanıtım faaliyetleri için en etkin ileşim aracı. Uluslararası İzmir Fuarı Organizasyonu'nu yürüten İZFAŞ kurumunun dünyaya açılan kapısı web sitesini (www.izfas.com.tr) incelediğimiz zaman Fuar'ın bunca yıllık arşivi hakkında Türkçe bilgilenmek şöyle dursun, İngilizce dilinde tanıtımında, uluslararası alana anlatmada dahi hala tökezlendiğini farkediyoruz. Eğer, geleneksel fuarımızın uluslararası niteliği sözde kalmıyorsa, İZFAS sitesinde fuarımız hakkında geniş kapsamlı açıklama bilgiler yer almalı, hatta en az beş dilde çevirisi yapılmalıdır. Marka fuar olmak büyük çabayı ve tanıtım aşamalarının iyi kontrol edilmesini gerektirir.
Sonuçta, bir organizasyon ya da ürünün markalaşması, ya da bir marka hikayesinin yaratılması için önce yaratıcı zekanın toplumsal ya da sektörel ortamda, kendini ifade edecek uygun ekibi, ortamı, maddi, manevi şartları bulması önemli ilk adımdır.Yeni fikirlerin ortaya çıkması özgür ortam, takdir ve açık fırsat kapılarına ihtiyaç duyar. .
Ezberci, tutucu, geleneksel metodolojiyi tek doğru olarak kabul eden , araştırmayan, Ar-Ge'ye, innovasyona(yenilik yaratmak) , markalaşmış dünya kalite standartları örneklerine, piyasa pazar araştırmalarına, tanıtıma, reklama doğru zaman, doğru taktik ve stratejiler ile önem vermeyen mentaliteden ne kadar, nereye kadar marka üretilebilir ? Ortalama kalitede, hedef kitlesi belirlenmiş olan ürüne sadece ad ve soyad takmakla o ürün maalesef markalaşmış olmuyor.
Ulkemizde markalaşmanın hızla yaygınlaşması için, markalaşmaya yönelik algı, bakış açısı, kavram ve tanımı yeniden tartışılmalıyız... Bu önemli adım nesillerin de aynı heves ve idealle bilinçlenmesini sağlayacak kuşkusuz.
İzmir Fuarlar ve Kongreler kenti olarak yol alırken, amaç ve ileriye dönük hedeflerin ortak akıl çerçevesinde belirlenmesi yanında, yeniliklere açık, hevesli, heyecanlı arzulu yaratıcı zeka, fikirler ordusuna fırsat kapıları açmak gerekir. Fakat, yeniliği talep eden kitlenin kaliteden beklenti düzeyinin yüksek olması da bu gelişmeyi hızlandııracaktır.
Markalaşma hikayeleri içinde, dünyaya damgasını vurmuş hikayeler, gelişmiş toplumların en zorlu ekonomik dönemlerinde yazılmıştır. Büyük marka hikayesi yazmak için , yüz yıllara damgasını vuran kurumsallaşma ideali gerekir. Hedeften sapmadan, ürün kalitesini ve talebini çağa uygun yönde artıracak taktik ve stratejilerde uzmanlaşma gerekir. Bu işlerin başarısı tam anlamıyla uzman yaratıcı insanların takım işbirliğine bağlıdır...
Maalesef aynı modda ezber edilenler gelişme yolunu açamıyor...
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Ege Bölgesi ve Sanayi Odası, Ege İhracatçılar Birliği, İzmir Ticaret Odası ve İzmir Ticaret Borsası ortaklığı bir takım işbirliğini yansıtıyorsa, İzmir Enternasyonal Fuarı'nın dünya standartlarına uygun markalaşma yolu da onların başarısı olacaktır.
Bu beyin takımı, İzmir'i Fuarlar ve Kongreler Kenti olarak yeniden yapılandıracaksa, buluşma ortak noktası da İZFAŞ ise, bağrımızdan üremiş en güzel örnek geleneksel İzmir Uluslararası Fuarı'nı dünya standartlarında marka fuar seviyesine getirecek taktik ve stratejileri yeniden masaya yatırması gerekiyor.
Uluslararası alanda kültürel ve ticari tanıtım, paylaşım ve işbirliğini amaçlamış İzmir Fuarı'nın hedef kitlesi yerli ziyaretçilerimiz olduğu kadar, dünyanın çeşitli ülkelerinden yoğun sayıda yabancı turist çekebilir seviyeye gelmesi için, kendini yenilemeye ihtiyacı vardır. Tekrar etmek gerekirse, bu başarı ancak kentin markalaşmasını kendisine toplumsal sorumluluk görevi edinmiş, ortak akılda ve amaçta bireylerle mümkündür.
Dünyayı kendine çeken İzmir Enternasyonal Fuarı'nın genişlemesini ve en yüksek standartta markalaşmasını İzmir ve ülkemiz insanı hak ediyor. Biz bir EXPO örneği fuar yaratabilirdik. Bugün aynı örneği biz yaratmış olsaydık, İEF fuarını kendi ülkesinde ağırlamak için kimbilir hangi dünya ülkesi adaylık yarışına girmişti ? Eksikliklerimiz ; potansiyelimizi kullanamayaşımızdan...Fakat başarmamak için, hiç bir eksiğimizin olmadığını da artık farketmek gerek...Ne de olsa 21. y.y. a geldik...Artık fark etsek, farkın farkını yaratarak, farkındalık düzeyimizi artırsak, dünyaya aktarsak diyoruz !
Nergis Turan
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.
05.10.2007 Okunma: 1473 | E-Posta
v.1.4.6 All right reserved Yorum yaz (2 Yorumlar) |